Primer Üç Parçalı Şişirilebilir Penil Protez Cerrahisi Sonrası Dren Kullanımının Postoperatif Sonuçlara Etkisi: Retrospektif Karşılaştırmalı Bir Çalışma


Ortaç M., Çetin B., Onuk Ö., Özervarlı M. F., Ergül R. B., Kadıoğlu A.

34. Ulusal Üroloji Kongresi, İskele, Kıbrıs (Kktc), 23 - 26 Ekim 2025, ss.128-130, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İskele
  • Basıldığı Ülke: Kıbrıs (Kktc)
  • Sayfa Sayıları: ss.128-130
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Primer Üç Parçalı Şişirilebilir Penil Protez Cerrahisi Sonrası Dren Kullanımının Postoperatif Sonuçlara Etkisi: Retrospektif Karşılaştırmalı Bir Çalışma

Mazhar Ortaç1, Buğra Çetin2, Özkan Onuk2, M. Fırat Özervarlı1, Rifat Burak Ergül1, Ateş Kadıoğlu1 1İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Üroloji Anabilim Dalı, İstanbul, Türkiye 2Altınbaş Üniversitesi, Bahçelievler Medikalpark Hastanesi, Üroloji Anabilim Dalı, İstanbul Türkiye

GİRİŞ: Penil protez implantasyonu ameliyatında kapalı dren sistemleri, ameliyat sonrası hematom ve sıvı birikimlerini önlemek amacıyla sıkça kullanılmakla birlikte, enfeksiyon riskini artırabileceğine dair endişeler de mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, primer üç parçalı penil protez cerrahisi geçiren hastalarda dren yerleştirilen ve yerleştirilmeyen iki grubu karşılaştırarak, dren kullanımının klinik sonuçlara etkisini değerlendirmektir.

YÖNTEM: Bu başlangıçta prospektif olarak planlanan, verileri retrospektif olarak incelenen çalışmada Eylül 2020– Ağustos 2024 yılları arasında merkezimizde primer üç parçalı şişirilebilir penil protez cerrahisi uygulanan hastalar değerlendirildi. Pey-ronie hastalığı nedeniyle greft ya da eş zamanlı Wilson Manevrası dışında cerrahi müdahale yapılan hastalar, ya da priapizm nedeniyle ciddi fibrozisi olan hastalar çalışma dışında bırakıldı.

Hastalar, ameliyat sonrası 24. saatte çıkarılmak üzere kapalı dren yerleştirilenler ve dren yerleştirilmeyenler olmak üzere iki gruba ayrıldı. Drenin günlük 50 ml’den fazla çalışması nedeniyle 24 saatten fazla dren ile takip edilen bir grup daha oluşturuldu. Hastaların demografik özellikleri (yaş, BMI, sigara kullanımı), komorbiditeleri (diabetes mellitus, vasküler hastalık, Peyronie hastalığı, radikal prostatektomi öyküsü), cerrahi özellikleri (cerrahi süre, Wilson manevrası, protez tipi), ve postoperatif komplikasyonları (3. ve 10. gün hematom, enfeksiyon, mekanik problemler) karşılaştırıldı. Antikoagülan kullanım öyküsü olan tüm hastalar köprüleme yapılarak işlemden 5 gün önce 0.6 IU düşük molekül ağırlıklı heparine geçildi. Protezler penoskrotal veya infrapubik ile şekilde yerleştirildi ve protezlerin tamamı ‘’ Wilson’s Penoscrotal Approach’’’da belirtilen protokole göre yerleştirildi.

İstatistiksel analizde parametrik olmayan veriler için Mann–Whitney U testi, kategorik değişkenler için Pearson Ki-kare testi ve uygun durumlarda Fisher’ın kesin testi kullanıldı. p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi.

BULGULAR: Çalışmada 24 saat drenle takip edilen 149, 24 saatten fazla drenle takip edilen 21 ve dren yerleştirilmeyen ise 261 olmak üzere toplam 431 hasta analiz edildi. Genel hasta grubunda medyan yaş 60 yıl (IQR: 54–66) olarak hesaplandı. 24 saat drenle takip edilen ve dren yerleştirilmeyen iki grup karşılaştırıldığında aralarında yaş, cerrahi süre, komorbiditeler ve önceki cerrahi öyküler açısından anlamlı fark bulunmadı. Yalnızca dren yerleştirilen grupta vücut kitle indeksi anlamlı olarak daha yüksekti (p=0.035). Sigara kullanımı bu grupta daha yüksek olsa da fark anlamlı değildi (p=0.062). Üçüncü ve onuncu günlerde gözlenen hematom, enfeksiyon ve mekanik komplikasyon oranları iki grup arasında benzerdi (p>0.05). On iki ay sonunda 15 hastada (%3.7) protez malfonksiyonu gelişti. Erken postoperatif 3. gün hematom, malfonksiyon açısından anlamlı bir risk faktörü olarak belirlendi (OR: 4.67, p=0.014). Vasküler hastalık varlığı ise düşük malfonksiyon oranı ile ilişkiliydi (OR: 0.14, p=0.025).

İlk 3 ayda enfeksiyon gelişimi %2.0 olup en güçlü öngörücüler 3. gün (OR: 29.0, p<0.001) ve 10. gün (OR: 10.6, p=0.002) hematom varlığıydı.

3. gün hematom gelişimini etkileyen faktörler incelendiğinde, sigara kullanımı hematom riskini 2.3 kat artırdığı raporlandı (p=0.021). Ayrıca, daha düşük BMI değerleri de hematom ile anlamlı ilişki göstermekteydi (p=0.033).
10. gün hematomu için en anlamlı risk faktörü sigara kullanımı olarak bulundu (OR: 2.11, p=0.017).
24 saatten fazla drenle takip edilen grupta ise 21 hastanın yalnızca 2’sinde ilk 3 ayda enfeksiyon saptandı.

SONUÇ: Primer üç parçalı şişirilebilir penil protez cerrahisinde dren kullanımı, postoperatif hematom, enfeksiyon ve mekanik komplikasyon oranlarını artırmamış, iki grup arasında anlamlı fark göstermemiştir. Bu sonuç, dren yerleştirmenin komplikasyon riskini yükseltmediğini ve ancak operasyona olumlu etkinliğini de olmadığını desteklemektedir.

Anahtar Kelimeler: Dren, Enfeksiyon, Hematom, Protez