Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin Kanunlara Uygunluğunun Denetimi Ve Çeşitli Hususların Kararname İle Düzenleneceğinin Kanunlarda Belirtilmesi Üzerine


Creative Commons License

ASLAN V.

Anayasa Yargısı Dergisi, cilt.36, ss.139-161, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 36 Konu: 1
  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Anayasa Yargısı Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.139-161

Özet

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi (Kararname), kanun ve diğer düzenleyici işlemler arasındaki ilişkiyi alt üst etmiştir. Bu çerçevede, kararnamelerin yarattığı karmaşadan öğreti de nasibini almış gözükmektedir. Kararnamelerin normlar hiyerarşisindeki yeri, yürütme lehine mahfuz bir düzenleme alanı yaratılıp yaratılmadığı, kararnamelerin şekil ve esas bakımından denetimi ile hükümsüzlüğü başta olmak üzere, birçok konuda yoğun tartışmalar gerçekleştirilmektedir. Söz konusu tartışmalı noktalardan bazılarına değinilecek olmakla birlikte, çalışmada esas olarak incelenecek olan, kararnamelerin kanunlara uygunluğunun denetiminin ve belli hususların kararname ile düzenleneceğinin kanunlarda belirtilmesinin mümkün olup olmadığıdır. Çalışmada ulaşılan sonuç her iki hususun mümkün olmadığı yolundadır. Bu sonuca ulaşılmasında belli başlı adımlar izlenmiştir. Öncelikle düzenlenme biçiminden yola çıkılarak, karşılaştırmalı hukuktaki modeller karşısında kararnamelerin konumu belirlenmiştir. Sonrasında ise kararnamelerin normlar hiyerarşisinde kanunlarla ilişkisi ele alınmıştır. Ardından, 104. maddedeki çatışma kuralları değerlendirilmek suretiyle, devlet başkanları tarafından çıkarılan kararnamelerin kanunlara uygunluğunun denetlenemeyeceği belirlenmiş; kanunlarda belli hususların kararname ile düzenleneceğinin belirtilmesinin 1982 Anayasası’na aykırı olacağı sonucuna ulaşılmıştır.

One of the most controversial innovations of recent constitutional amendments in Turkey, namely decree authority of the President has the potential to mess up traditional relationship between statutes and other regulations. Concerning such legal complexity, legal academia has already taken the lion’s share. In this context, “new” hierarchy of norms in Turkish law, possibility of reserved regulatory area for executive, supervision and invalidity of decrees attract attention in particular. While some of these controversial points are addressed in the study, main effort concentrates on the scope of the supervision of decrees and constitutionality of statutes which aim to shape decree authority of the president.