Denetişim, sa.34, ss.242-261, 2026 (TRDizin)
Örgütlerin amaçlarına ulaşmalarındaki önemli faktörlerden biri de çalışanların gönüllü olarak formal yükümlülüklerinin üzerinde performans sergilemeleri sonucu ortaya çıkan rol ötesi davranışlardır. Bu davranışlar mevcut yazında örgütsel vatandaşlık davranışı olarak bilinmektedir. Örgütsel vatandaşlık davranışlarının gönüllü bir biçimde değil de kimi baskı unsurları tarafından tetiklenerek ortaya çıkması halinde ortaya zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışları çıkmaktadır. Zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışları, arzu edilmeyen ve örgütsel performansı olumsuz etkileyen davranış biçimleri olduğundan örgütsel vatandaşlık davranışlarının karanlık yüzü şeklinde ifade edilmektedir. Psikolojik ve fizyolojik olarak yeterli olan ve bu yeterliliği hisseden çalışanların benzerlerine oranla daha yüksek performans göstermesi beklenecektir. Söz konusu bu yeterlilik hissi, belirli performans derecelerine ulaşmak amacıyla bireyin bir grup aksiyonu organize etme ve başarma kapasitesine olan inancı şeklinde ifade edilen öz yeterlilik kavramı ile kazanılabilecektir. Kamu yönetiminde meydana gelen hızlı değişim ve dönüşüm, günümüzde belediyelere de sayıca ve çeşit olarak artan görevler yüklemiştir. Belediyelerin bu görevleri yerine getirebilecek performans düzeyine ulaşabilmesini sağlayacak en önemli unsurlardan biri de insan kaynağıdır. Belediyelerde de insan kaynağından maksimum fayda sağlanması amacıyla çalışanların rutin rollerinin ötesinde sorumluluklar üstlenmeleri ve bu doğrultuda kimi nedenlerle zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışları sergilemeleri de mümkündür. Çalışmada öz yeterlilik ile zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışları arasındaki ilişki ile birlikte bu iki değişkenin demografik ve sosyal özelliklere göre farklılaşma durumları da incelenmiştir. Türkiye’de bulunan bir büyükşehir belediyesinin 616 çalışanından anket yöntemi ile toplanan verilerin analizinde SPSS 22.0 paket programından faydalanılmıştır. Analizler neticesinde öz yeterliliğin zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışları ile negatif ve anlamlı bir ilişki içinde olduğu ve öz yeterlilik ile zorunlu örgütsel vatandaşlık davranışlarının bazı demografik ve sosyal özelliklere duyarlı olduğu tespit edilmiş, çalışanların iyi oluşunu ve örgütsel etkinliği arttırmak için bir dizi öneride bulunulmuştur.
One of the key factors for organizations to achieve their strategic goals is the exhibition of extra-role behaviors, which occur when employees voluntarily perform beyond their formal job responsibilities. In the literature, these behaviors are conceptualized as Organizational Citizenship Behaviors (OCBs). However, when such behaviors are not voluntary but emerge as a result of various forms of organizational pressure, they are defined as Compulsory Organizational Citizenship Behaviors (COCBs)- considered the “dark side” of citizenship behaviors because they negatively affect employee well-being and overall organizational performance. Employees who perceive themselves as psychologically and physiologically competent are expected to demonstrate higher levels of performance compared to their peers. This perceived competence is closely linked to the concept of self-efficacy, defined as an individual's belief in their ability to organize, execute, and succeed in achieving specific performance outcomes. Today, municipalities face an increasing number and diversity of tasks due to the rapid transformation occurring in public administration. Human resources have become one of the most critical determinants of municipal performance. In this context, municipal employees may be expected -or feel pressured- to take on responsibilities beyond their routine roles, which can lead to compulsory citizenship behaviors. This study investigates the relationship between self-efficacy and compulsory citizenship behaviors while also exploring the extent to which these variables vary across different demographic and social characteristics. Data were collected from 616 employees working in a metropolitan municipality in Turkey through a structured survey, and analyses were conducted using SPSS 22.0. The findings indicate that self-efficacy has a significant and negative relation with compulsory citizenship behaviors and that both variables are sensitive to certain demographic and social characteristics. Based on these results, a series of practical and managerial recommendations is proposed to improve employee well-being and organizational effectiveness.