Hipotalamik hamartom tanısı ile ameliyat edilen hastaların tek merkezli retrospektif incelenmesi


Özler D., Gülsever C. İ., Öztürk M., Dölen Burak D., Ünal T. C., Dolaş İ., ...Daha Fazla

45.Türkiye Endokrin ve Mteabolizma Hastalıkları Kongresi, Antalya, Türkiye, 17 Nisan 2024, ss.301, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.301
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Hipotalamik hamartomlar (HH) nadir görülen, neoplastik olmayan ve inferior hipotalamus veya tuber
sinereumdan köken alan konjenital malformasyonlardır. Cerrahi rezeksiyon uygun hasta grubunda ilaca dirençli
epilepsi ve endokrinopatiyi tedavi etmekte etkin bir yöntemdir. Bu çalışmada kliniğimizde HH nedeniyle opere
edilen hastaların sonuçlarının paylaşılması amaçlandı.
Yöntem: İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı olarak Ocak 2009 –
Ocak 2024 tarihleri arasında beşi medikal tedaviye rağmen nöbet geçirme şikayetiyle, biri medikal tedaviye
rağmen kontrol altına alınamayan puberte prekoks nedeniyle başvuran, yapılan tetkiklerinde HH saptanmış ve
opere edilen altı hasta retrospektif olarak incelenmiştir.
Bulgular: Opere edilen altı hastanın beşi erkek biri kadındı. Ortalama yaş 10’du. Beş hasta medikal tedaviye
rağmen dirençli epilepsi, bir hasta medikal tedaviye rağmen dirençli puberte prekoks ile başvurdu. Nöbet
ile başvuran beş hastanın dördü jelastik nöbet, biri jeneralize tonik klonik nöbet ile prezenteydi. Opere
edilen altı hastada preoperatif oftalmolojik problem izlenmedi. Ortalama tümör çapı 16 mm olarak izlendi
ve hastalarda radyolojik olarak obstruktif hidrosefali bulgusu izlenmedi. Nöbetle prezente tüm hastalar,
postoperatif Engel sınıflamasına göre 1A çıktı. Fakat tonik-klonik nöbetle prezente olan hastanın postoperatif
11. yılında absans nöbetlerin başlaması nedeniyle yeniden antiepileptik başlandığı öğrenildi. Jelastik nöbetle
prezente olan bir hastaya ise postoperatif 19. ayında klinik nöbet olmamasına rağmen elektrofizyolojik olarak
nöbet izlenmesi üzerine tekrar antiepileptik başlandı. Puberte prekoksla prezente hastadan postoperatif
takiplerinde Gonadotropin salgılatıcı hormon (GnRH) agonistlerine yanıt alındığı izlendi. Opere edilen altı
hastanın ikisi interhemisferik transkallozal yaklaşımla (%33), iki hasta endoskopik yaklaşımla (%33), iki hasta
pteryonal yaklaşımla (%33) opere edildi. Pteryonal yaklaşımla opere edilen bir hasta postoperatif rezidüsü
olması nedeniyle aynı yaklaşımla reopere edildi. Postoperatif hiçbir hastada diabetes insipitus (DI) ve hipofiz
yetmezliği gibi kalıcı endokrinopati gelişmedi. Sadece bir hastada postoperatif birinci haftada düzelen geçici
DI ve hiperfaji izlendi. İki hastanın takiplerinde parasetamole yanıt veren ateş yüksekliği geliştiği izlendi. İki
hastada operasyonu takiben BOS fistülü gelişmesi üzerine bir hastaya ventriküloperitoneal (V/P) şant takıldı,
bir hastaya duraplasti yapılarak V/P şant takıldı. Bir hastada postoperatif sekizinci ayında yara yeri problemi
nedeniyle yara yeri debridmanı yapıldı.
Sonuç: HH tanı, tedavi sürecinde multidisipliner yaklaşım gerektiren klinik bir hadisedir. Öncelikli tedavi kliniğe
uygun medikal tedavi veya konservatif tedavidir. İlaca dirençli nöbet ve medikal tedaviye dirençli puberte
prekoks durumunda, uygun hastada, HH rezeksiyon cerrahisi güvenli ve etkili bir şekilde uygulanabilen bir
yöntemdir.
Anahtar Kelimeler: Hipotalamik hamartom, ilaca dirençli epilepsi, nöroendoskopi