Türkiye’de Koruma Siyaseti ve Yerel Topluluklar: Köprülü Kanyon Milli Parkı Örneği


Creative Commons License

Büyüksaraç G.

Antropoloji, sa.40, ss.14-36, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

Özet

Bu makale, neoliberalleşme sürecinin Türkiye’de alan yönetimine etkilerini ele alarak, koruma ile doğanın özelleştirilmesi ve ticarileştirilmesi arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Türkiye’de resmi koruma anlayışının, neoliberal dönüşüm kadar yönetsel ve ideolojik süreklilikleri de dikkate alarak, milli parklar rejimini nasıl biçimlendirdiğini tartışmaktadır. Çalışma, Köprülü Kanyon Milli Parkı (KKMP) örneğine odaklanarak, (kısmen dönüşen) koruma anlayışının devlet ve orman köylüleri arasındaki etkileşimi ne şekilde yapılandırdığını anlamaya amaçlıyor. Ayrıca, Köprülü Kanyon sularının piyasalaştırılması sürecinden örnekler vererek, “koruma-kullanma dengesi” gözeten himayeci çevre koruyuculuğunun milli park gibi korunan alanlar açısından sonuçlarını araştırıyor. 

This article deals with the impacts of neoliberalization on site management in Turkey.  It examines the relationship between conservation on the one hand, and the privatization and commercialization of nature, on the other. It discusses how the official understanding of conservation in Turkey has shaped the national parks regime, taking into consideration the governmental and ideological continuities as much as the ongoing neoliberal transformation. Focusing on the Köprülü Canyon National Park (KCMP) case, it seeks to understand how the (partially transformed) understanding of conservation has structured the interaction between the state and the forest villagers. Presenting examples of the marketization of Köprüçay waters, it explores the major implications of a paternal environmental protectionism that pursues “conservation-usage balance” for preserved areas like national parks.