Distal Rektum Tümörü Nedeni ile Uzun Dönem Neoadjuvan Kemoradyoterapi Sonrası FOLFOX Tedavisi ile Ameliyatsız Takip Edilen Hastaların Erken Dönem Sonuçları


Creative Commons License

Kulle C. B. , Özgür İ. , Keskin M. , Bulut M. T.

17. Türk Kolon Ve Rektum Cerrahisi Kongresi, Antalya, Turkey, 9 - 13 April 2019, pp.1-247

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-247

Abstract

Amaç: Lokal ileri distal rektum tümörü (LİDRT) hastalarında konsolidasyon neoadjuvan kemoterapi (KNKT) sonrası klinik tam yanıt elde edilen hastalarda ameliyatsız takip (non-operative management (NOM)) stratejisi tercih edilen hastaların klinik tam yanıt, lokal nüks ve uzak metastaz açısından erken dönem sonuçlarını araştırmaktır. Gereç-Yöntem: Bu prospektif faz II kohort çalışmasında LİDRT hastalarında total mezorektal eksizyona (TME) uygun evre II veya III LİDRT hastaları, uzun dönem neoadjuvant kemoradyoterapi (nKRT) sonrası elde edilen yanıta bağlı altı kür FOLFOX (KNKT) tedavisine alındı; nKRT veya KNKT sonrası tedaviye yanıt vermeyen hastalara TME uygulandı. NOM hastaları ilk iki yılda üç ayda bir ve daha sonra altı ayda bir takip edildi. Bulgular: Eylül 2016 ve Kasım 2018 arasında, nKRT sonrası TEM ya da NOM stratejisine yönlendirilen 53 hasta belirlendi. 28 hastaya (% 52,8) nKRT sonrası TME uygulandı ve belirgin klinik yanıt elde edilen 25 hastaya (% 47,2) KNKT uygulandı. KNKT sonrası klinik tam yanıt elde edildi. 18 (%72) hastaya NOM uygulandı ve klinik tam yanıt elde edilemeyen 4 hastaya TME önerildi. Üç hastanın tedavisi devam etmektedir. Ortalama takip süresi 21,4 ay ve tümörün dentat çizgisi ile mesafesi 4.0 (0,3-6,0) cm olarak saptandı. NOM uygulanan dört (% 22,2) hastada lokal yeniden tümör büyümesi, rutin takip sürecinde tespit edildi ve kurtarma cerrahisi (TME) uygulandı. Tüm hastalarda kurtarma cerrahi sonrası pelvik kontrol sağlandı. Yeniden lokal tümör büyümelerin %75’i birinci yılda ve tümü rektum duvarında saptandı. Yeniden lokal tümör büyüme saptanan dört hastanın birinde (%5,55) ayrıca sistemik metastaz saptandı. Genel sağkalım %94,4 ve hastalıksız sağkalım NOM grubunda %77,7 olarak saptandı. Sonuç: Seçilmiş LİDRT hastalarında NOM stratejisi ile hem sfinkterin korunabildiği hem de pelvik tümör kontrolünün iyi bir şekilde sağlandığı ortaya konuldu. Fakat, en sık ilk iki yılda ve en sık da bağırsak duvarında saptadığımız lokal yeniden tümör büyüme riski nedeniyle hastaların yakın takibi kurtarma cerrahisi şansını kaçırmamaları için dikkatle yapılmalıdır