On the Use of Color Names’ in Irk Bitig


Creative Commons License

Temel Alemdar E.

Uluslararası Kutadgu Bilig Kurultayı , Ankara, Turkey, 26 - 28 September 2019, pp.1280-1298

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Ankara
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1280-1298
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

Following the collapse of the Uighur State in Otuken (840 A.D) by Kyrgyzs; one branch of Uighurs, Yagmas first captured the city of Kashgar and then Balasagun on their migration route to the west. Afterwards those areas became religious (Kashgar) and political (Balasagun) capitals of the Karakhanid State (840-1212 A.D) that ruled over Transoxiana and Eastern Turkistan. From 840 A.D onwards while the Otuken-oriented power started expanding toward the west, the new geography that they encountered was to be a new area of struggle for Turks. The disintegration of power after the Old Turkish Period (6th-11th centuries B.C) led to the disintegration in literary language which started revealing itself in different phratries in different local forms along with their different written languages; and there it was coming the Middle Turkish Period (11th-16th centuries).   

Not only their expansion to the west but also their adoption of Islam in the 10th century marked a new period with respect to their entrance into a new spiritual and cultural realm; and the first literary works of Islamic Period have begun to rise to the surface. One of the top examples of those Turkish works that are formed in Islamo-cultural circles was Yusuf Has Hacip (of Balasagun)’s Kutadgu Bilig (H 462) which was completed in 1069-1070 and dedicated to Eastern Karakhanid ruler Tabgac Ulug Bugra Khan. It is in a poetic mesnevi form consisting of 6645 couples, written in aruz prosody and Karakhanid Turkish Era (11th-13th centuries).

Naturally, several new and distinct concepts emerged in the vocabulary of Karakhanid Turkish (11th-13th centuries) ranging from worldviews, lifestyles, moral values to cultural transformations. In this anouncement,we will try to figure out the corresponding words of the concept of marriage in Kutadgu Bilig (evlik al-, kisi al-, ķızıġ erke bir-,….), what other elements or whom are included in the concept (ay unur, saķınuķtişi, ķızıl,…), and from the resultant conceptual frame, we will shed light upon the differing dimensions in understanding, interpretations and reflections on marriage of Turks who had very recently become Muslims.

This study is grounded on Reşit Rahmeti Arat’s work titled Yusuf Has Hacip Kutadgu Bilig I that was published by Turkish Language Association in 2007. In this anouncement, we will firstly identify those words that are related to marriage; and secondly we will make of a conceptual frame of marriage by a thematic classification of those words that are identified as relevant to the concept “marriage”.     

Renk adları, Türk dilinin tarihî ve çağdaş bütün dönemlerinde düzenli olarak takip edebildiğimiz, tesadüfî kullanımlarının ötesinde pek çok maddî ve manevî değeri sembolize eden somut/soyut ifadelerdir. Renklerin birçok hayvan, bitki, organ ile tabiat varlığının niteleyicisi olarak kullanılıp cümlede sıklıkla sıfat öbeği şeklinde yer alması, kavram alanlarını daha da somut bir hâle getirmektedir. Sıfat tamlamalarının kuruluşunda pek çok adın sıfat unsurunu oluşturmalarının yanı sıra birlikte kullanıldıkları isim unsuru ile kalıplaşarak müstakil bir varlığa ad olma vasfına da sahiptirler.

Türk kültüründe renkler, tarihî süreç içerisinde bir yandan yön, yerleşim yeri gibi kavramlar ile devlet olgusuna ve atların taşıdıkları nişanelere/nişanlara (beneklere, lekelere) özel ad olurken bir yandan da çoğunlukla atların donu yani tüylerinin rengi ile hayvanların rengi olarak kullanılmışlardır. Türk-Runik yazı sistemi ile tahminen IX. yüzyılda kâğıda yazılıp günümüze kadar eksiksiz olarak ulaşabilmiş Eski Uygur Türkçesi dönemi (IX-XI. yy.) eserlerinden Irk Bitig’de de renk adları, başta hayvan türleri olmak üzere doğaya ait birkaç unsurun da niteleyicisi olarak işlerlik kazanmıştır. Irk Bitig, 65 ırk ve yazılış tarihi, yeri ve kimin için yazıldığının zikredildiği bir hatimeden meydana gelen fal kitabıdır. Eser, ilk olarak V. Thomsen (1912) tarafından incelenmiş ve tercüme edilmiştir.

Bu bildiride, iyilik ve kötülük değerlerinin şiirsel bir anlatımla ifade edildiği Irk Bitig’de renk adlarının hem şekil ve fonksiyon hem de anlam incelemesi yapılacaktır. Bildiride Hüseyin Namık Orkun tarafından Eski Türk Yazıtları (1938) adlı kitabının ikinci cildinde yayımlanan Irk Bitig metni esas alınmıştır. Eserde tespit edilen on dört farklı rengin hangi varlıklara ad veya sıfat olduğu (tıg at, kara kuş, yaşıl kaya,…), cümle içerisinde ne tür fonksiyonlarda yer aldığı, eserdeki kullanım sıklık dereceleri (kara, altun, ak,…) ile günümüzde kullanımdan düşmüş olanları (ürüij, yazıg, boymul,…) izah edilecek ve renk adlarının tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinin söz varlığına sağladığı katkılar ortaya konulacaktır.

Anahtar Kelimeler: Renk adları, Eski Uygur Türkçesi, Irk Bitig, sembolik ifade, kültürel çağrışım