Is It Possible to Make an Inheritance Waiver Agreement Before Marriage?


Creative Commons License

Aydıncık Ş.

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi, vol.8, no.1, pp.211-237, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

As it is known, with the inheritance waiver agreement made between the inheritor and the future and probable heir, the heir renounces the right of inheritance that may arise in the future against the inheritor. In Turkey, those who enter into second marriages are especially likely to make a marital contract and an inheritance waiver contract before getting married. Such spouses seek to put aside financial issues in their new marriages and economically secure children born from their previous marriages against future inheritance disputes. However, in recent years, the validity of inheritance waiver agreements made before marriage has been discussed. In practice, notary publics are divided on this issue, some refuse to issue these contracts, fearing that they may be culpable in the event that such contracts are deemed invalid in the future, whilst others continue to issue them. In Turkish legal doctrine it is generally accepted that fiancees can make an inheritance waiver contract together with or independently of the marital contract before marriage. However, there are also opinions to the contrary. Finally in a recent decision, the Supreme Court accepted that an inheritance waiver agreement made before marriage cannot be considered a waiver agreement within the meaning of article 528 of TCC, since the future spouse who renounces the inheritance does not have the title of heir as of the waiver date, and the unborn right cannot be waived, therefore, this statement cannot be legally concluded (Decision of the 1st Civil Chamber dated 20.11.2018 and numbered 15019/14670). In this paper, the issue of the validity of such waiver agreements will be discussed, taking into account the different views in doctrine and practice and the recent decision of the Supreme Court on this issue.
Bilindiği üzere mirastan feragat sözleşmesi, mirasbırakan ile müstakbel ve muhtemel mirasçısı arasında yapılan ve bu mirasçının mirasbırakana karşı ileride doğabilecek olan miras hakkından vazgeçmesini konu alan bir sözleşmedir. Ülkemizde özellikle ikinci evliliklerini yapan kişilerin, müstakbel eşleri ile evlenmeden önce mal rejimi sözleşmesi ve bununla birlikte mirastan feragat sözleşmesi yapmak istedikleri görülmektedir. Böylelikle eşler evlilik ilişkisinde maddi meseleleri bir kenara bırakmak ve önceki evliliklerinden olan çocuklarını, ileride ortaya çıkabilecek miras uyuşmazlıklarına karşı ekonomik açıdan garanti altına almak istemektedir. Bununla birlikte son yıllarda, evlenmeden önce yapılmak istenen bu tarz mirastan feragat sözleşmelerinin geçerliliği tartışma konusu olmuştur. Uygulamada bazı noterler ileride bu sözleşmelerin geçersiz sayılma ihtimali karşısında kendi sorumluluklarının da doğabileceği kaygısıyla bunları düzenlemekten kaçınırken diğer bir grup, bu tarz sözleşmeleri düzenlemeye devam etmiştir. Türk hukuk doktrininde ise genel olarak, müstakbel eşlerin de evlenme öncesinde evlenme sözleşmesiyle birlikte veya ondan bağımsız olarak mirastan feragat sözleşmesi yapabilecekleri kabul edilmektedir. Bununla birlikte doktrinde aksi yönde düşünceler de ileri sürülmüştür. Nitekim Yargıtay yakın tarihli bir kararında, evlenmeden önce yapılan bir mirastan feragat sözleşmesinin mirastan feragat eden müstakbel eşin feragat tarihi itibariyle mirasçı sıfatının olmaması dolayısıyla TMK m.528 anlamında bir feragat sözleşmesi sayılamayacağını, doğmamış haktan feragat edilemeyeceğini, bu sebeple bu beyana hukuki sonuç bağlanamayacağını kabul etmiştir (Yarg. 1. HD. 15019/14670, 20.11.2018, (Kazancı İçtihat ve Bilgi Bankası). İşbu çalışmada doktrin ve uygulamadaki farklı görüşler ve Yargıtay’ın bu konuda vermiş olduğu yakın tarihli kararı da dikkate alınarak evlilik öncesi müstakbel eşler arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin geçerliliği meselesi ele alınacaktır.