The Representation of Penitence: Mary Magdalene in the Art of the Counter Reformation


Yüzgüller S.

24. Uluslararası Ortaçağ ve Türk Dönemi Kazıları ve Sanat Tarihi Araştırmaları Sempozyumu , Nevşehir, Turkey, 7 - 09 October 2020, pp.185-186

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Nevşehir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.185-186

Abstract

The Counter Reformation period in European Art was a process in which some themes were transformed and also the new themes emerged in Christian iconography. While the Catholic Church attempted to respond to the Protestant Reformation with religious scenes on the one hand, it focused on penitence on the other hand by concentrating on the sacraments which are determinative in terms of Catholic doctrine. The most significant reflection of penitence in religious painting, which is more effectively underlined by the decrees of Council of Trent (1545-63), appears in the figures of Mary Magdalene and Peter the Apostle. Mary Magdalene who was distinguished as a follower of Christ by renouncing her sinful and earthly life, and Peter who following the arrest of Christ denied Him three times in a row, were included in iconographic themes as the most ideal examples of the emphasis of penitence. On the other hand the same figures were approached in the same context by the leaders of the Protestant Reformation and became the subject of many works by Northern painters.

Besides the canonical and apocryphal narratives, Mary Magdalene who was reinvented in the art of Counter Reformation especially with the renunciation of her earthly possessions, was the main symbol of penitence propounded by the Catholic Church as a thesis against Protestantism. So much so that the 17th century was called “the Magdalene’s century” by some researchers. In the canonical gospels mentioned as being close to Christ like her sister Martha and brother Lazarus, Mary Magdalene is recognized in the Christian tradition as a woman who anointed Christ’s feet in preparation for his burial. In accordance with this narrative her main attribute is an ointment jar and in the depictions of Counter Reformation art the ointment jar is always beside her. In addition to this, she is accompanied by a skull, the Bible and sometimes an image of Crucifixion. As a memento mori symbol, the skull, is a reminder of the transience of all earthly things while also representing her renunciation of earthly life. Sometimes depicted as kneeling in prayer looking upwards, Mary Magdalene’s tears make her penitence more effective. The aim of this paper, which focuses on the depictions of Mary Magdalene in the art of the Counter Reformation, is to analyse the visual codes of penitence with the iconographic method on the basis of paintings by El Greco, Georges de la Tour and Domenico Fetti. Keywords: Counter Reformation, Mary Magdalene, Penitence, Christian Iconography. 

Batı sanatında Karşı Reform dönemi, Hıristiyan ikonografisinde bazı temaların dönüşüme uğradığı ve aynı zamanda yeni temaların ortaya çıktığı bir süreçtir. Reform hareketine dinsel sahnelerle de yanıt üretmeye çalışan Katolik Kilisesi, doktrin açısından belirleyici olan sakramentler üzerine yoğunlaşarak özellikle tövbekârlık olgusuna odaklanmıştır. Trento Konsili (1545-1563) kararlarıyla altı daha da etkili biçimde çizilen tövbekârlığın resim sanatındaki en önemli yansıması, Mecdelli Meryem ve Havari Petrus figürlerinde karşımıza çıkmaktadır. Günahkâr ve dünyevi yaşamını terk ederek İsa’nın takipçisi olmasıyla seçkinleşen Mecdelli Meryem ve tutuklanmasının ardından İsa’yı art arda üç kez yadsıyan Petrus, Katolik Kilisesi’nin tövbekârlık vurgusu için en ideal örnekler olarak ikonografik temalara dâhil edilmişlerdir. Öte yandan aynı figürler, Reform hareketinin öncüleri tarafından da aynı bağlamda ele alınmış ve Kuzeyli ressamların yapıtlarına da birçok kez konu olmuştur.

Kanonik ve apokrif anlatılarının yanı sıra özellikle dünyevi olanı reddiyle Karşı Reform sanatında adeta yeniden hayat bulan Mecdelli Meryem, Katolik Kilisesi’nin Protestanlığa bir önerme olarak sunduğu tövbekârlığın başlıca simgesidir. Öyle ki, 17. yüzyıl bazı araştırıcılar tarafından “Mecdelli Meryem’in yüzyılı” olarak adlandırılmıştır. Kanonik İncillerde kardeşleri Marta ve Lazarus ile birlikte İsa’nın yakınlık kurduğu kişiler arasında anılan Mecdelli Meryem, Hıristiyan gelenekte saçlarıyla İsa’nın ayaklarını yağlayarak onu ölüme hazırlayan kadın olarak kabul edilir. Bu anlatıya bağlı olarak en önemli atribüsü, yağ kabıdır. Karşı Reform dönemindeki betimlerinde de yağ kabı her zaman yanındadır; bununla birlikte tövbekârlık bağlamında kuru kafa, Kutsal Kitap ve kimi zaman Çarmıhta İsa imgesi azizeye eşlik eder. Memento mori simgesi olarak kuru kafa, dünyevi şeylerin beyhudeliğini anımsatırken bir yandan da azizenin dünyevilikten feragatını temsil eder. Kimi zaman diz çökmüş dua eder biçimde göğe doğru bakarken gösterilen Mecdelli Meryem’in gözyaşları tövbekârlığını daha etkili kılmaktadır. Karşı Reform sanatındaki Mecdelli Meryem betimlerine odaklanan bu bildiride, El Greco, Georges de la Tour, Domenico Fetti’nin yapıtları üzerinden tövbekârlığın görsel kodlarının ikonografik yöntemle çözümlenmesi amaçlanmaktadır.

Anahtar Kelimeler: Karşı Reform, Mecdelli Meryem, Tövbekârlık, Hıristiyan İkonografisi