EJDERHALARI UYANDIRMAK: ULUSLARARASI HUKUK VE UZAY HUKUKU VE ITU PERSPEKTİFİNDEN PNT SİBER GÜVENLİĞİ VE TÜRKİYE
Uluslararası Uzay Hukuku ve Politikası: Güncel Gelişmeler ve Türkiye, B. Akçalı Gür,M. Erdem Burger,Anıl Akyol,Berfin Deniz Çabuk, Editör, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul, ss.1-53, 2026
- Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Araştırma Kitabı
- Basım Tarihi: 2026
- Yayınevi: On İki Levha Yayıncılık
- Basıldığı Şehir: İstanbul
- Sayfa Sayıları: ss.1-53
- Editörler: B. Akçalı Gür,M. Erdem Burger,Anıl Akyol,Berfin Deniz Çabuk, Editör
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Konumlandırma, Seyrüsefer ve Zamanlama (Positioning, Navigation and Timing, kısaca PNT) sistemleri, çağdaş dijital toplumun temel işlevsel altyapılarından biri haline gelmiştir. Küresel Navigasyon Uydu Sistemleri (Global Navigation Satellite Systems, kısaca GNSS) aracılığıyla sunulan PNT hizmetleri; sivil havacılık, denizcilik, telekomünikasyon, finansal sistemler, enerji şebekeleri ve askerî operasyonlar bakımından kritik işlevler üstlenmektedir.
Son yıllarda GNSS sinyallerini hedef alan sinyal aldatma (spoofing), sinyal karıştırma (jamming) ve elektronik müdahale saldırılarındaki artış endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Bu müdahaleler, çoğu zaman fiziksel yıkım yaratmamakla birlikte, kritik altyapıların işlevsel bütünlüğünü etkileyebilmektedir ve uluslararası güvenlik bakımından yeni sorunlar ortaya çıkarmaktadır.
Bu çalışma, PNT sistemlerinin siber güvenliğini uluslararası hukuk 1 ve uzay hukuku perspektifinden incelemektedir. Çalışmada PNT siber güvenliğine ilişkin tartışmalar ile konunun Türkiye açısından hukuki boyutu ve önemi 1967 Uzay Antlaşması 2 , Uluslararası elekomünikasyon Birliği (International Telecommunication Union, kısaca ITU) Radyo Düzenlemeleri 3 , devletlerin uluslararası sorumluluğu hukuku 4 , Tallinn El Kitabı 2.0 5 normları, uluslararası insancıl hukuk ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bununla birlikte, bu çalışmanın temel bulgusu, uluslararası hukukta PNT sistemlerine yönelik sinyal karıştırma (jamming) ve sinyal aldatma (spoofing) gibi müdahalelere uygulanabilecek çeşitli hukuki çerçeveler ve normlar bulunmasına rağmen, mevcut normatif çerçevenin büyük ölçüde fiziksel zarar ve somut hasar paradigması üzerine inşa edilmiş olması nedeniyle, mevcut kuralların sinyal karıştırma ve sinyal aldatma gibi fiziksel tahribat doğurmayan müdahalelere etkin şekilde uygulanmasının önemli güçlükler doğurduğudur.
Çalışmamız, bu probleme dikkat çekerek, uzay tabanlı kritik altyapıları hedef alan siber müdahalelerde, fiziksel zarar yaratmayan, ancak işlevsel bütünlüğü ve işleyişi etkileyen saldırılar bakımından “işlevsel zarar”(functional harm) yaklaşımına dayalı daha geniş bir hukuki çerçevenin geliştirilmesi gerektiğini savunmaktadır.