Cari Hesap İlişkileri


DURGUT R.

Borçlar Kanunu Genel Hükümler Konferansları II - Prof. Dr. İsmet Sungurbey'e Armağan, İstanbul, Türkiye, 28 - 29 Nisan 2012, cilt.II, ss.272-280

  • Cilt numarası: II
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.272-280

Özet

Cari hesap “iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme”dir (TTK 89/1). Bu sözleşme ile taraflar, karşılıklı olarak, aralarındaki ilişkilerden veya herhangi bir hukuki sebepten doğan alacaklarını hesaba kaydedip, belirli aralıklarla takas ve ortaya çıkan bakiyeyi tanıma konusunda anlaşmaktadırlar. Hesaba kayıt, takas, bakiyenin tespiti ve tanınması sözleşmelerinden oluşan cari hesap sözleşmesi yazılı şekilde yapılmak zorundadır (TTK 89/2).

Tacirler arası uygulamalardan doğmuş ve gelişmiş bir kurum olan cari hesap sayesinde taraflar aralarındaki gereksiz ifa hareketleri ile masraflarını azaltmakta ve böylece taraflar arasındaki işlemler basitleşmekte ve yeknesaklaşmaktadır. Cari hesaba her iki tarafın alacakları ve borçları kaydedilip takas edildiğinden, belli bir oranda teminat işlevi de söz konusudur. Ayrıca hesaba kaydedilen alacakların münferiden devri, rehni ve haczi mümkün olmadığından, bunların ödenmemesi riski azalmakta ve/veya hesap devresi sonunda tespit edilen bakiye alacağı tutarınca sınırlanmaktadır.

Cari hesap, TTK’nın 89 ilâ 101. maddeleri arasında kapsamlı bir şekilde düzenlenmiştir. Bununla birlikte TBK’nın 134 ve 143/3. maddeleri de cari hesapla ilgilidir. Belirtelim ki, TBK’da ayrı bir cari hesap düzenlenmemiştir. Buradaki hükümler (TBK 134, 143/3), TTK’daki hükümleri tamamlayıcı niteliktedir. Cari hesapla ilgili hükümler (TTK 89 – 101) uygulanırken TBK’daki hükümler de (TBK
m. 134, 143/3) göz önünde bulundurulmalı ve onlara da başvurulmalıdır.