5. Uluslararası Necmettin Erbakan Üniversitesi Hukuk Kongresi 2025, Konya, Turkey, 23 - 25 May 2025, pp.597-599, (Summary Text)
Osmanlı düşünce tarihinde müskirat meselesi, yalnızca dinî ve ahlâkî normlar çerçevesinde değil, birey ve toplum sağlığını ilgilendiren tıbbî, sosyal ve kültürel boyutlarıyla da ele alınmıştır. Vankulu olarak bilinen Vanî Mehmed Efendi’nin torunlarından Vanîzâde Mehmed Hâlid tarafından kaleme alınan “Müskirat” adlı risale, bu bağlamda müskirat (sarhoşluk veren maddeler) ve mükeyyifatın (keyif verici maddeler) birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini, ilmî ve ahlâkî bir değerlendirme çerçevesinde sistematik olarak inceleyen özgün bir metin niteliğindedir. Risalede; özellikle rakı, şarap, afyon ve esrar gibi sarhoş edici maddelerin insan bedenine ve zihnine verdiği zararlar ayrıntılı biçimde tasvir edilmiş; bu maddelerin toplumsal ahlâk, düzen ve sağlığa yönelik olumsuz sonuçları, dönemin ilmî verileri ve gözlemleriyle temellendirilmiştir. Müellif, müskiratın yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal yapıda da ahlâkî çözülmelere ve sosyal bozulmalara neden olduğunu vurgulayarak bu tür alışkanlıklardan kaçınılması gerektiğine dikkat çekmiştir.
Bu çalışmada, öncelikle Vanîzâde Mehmed Hâlid’in hayatı, ilmî kişiliği ve Osmanlı toplumunun sosyal meseleleri karşısındaki duyarlılığı, arşiv belgeleri ve literatür kaynakları ışığında yeniden ele alınmıştır. Müellifin biyografik verileri, ilmî ve fikrî yönüyle birlikte değerlendirilmiş; bilhassa tarım politikaları üzerine yazdığı makaleler aracılığıyla Osmanlı toplumunun kalkınmasına olan katkısı ortaya konmuştur. “Müskirat” risalesi, Vanîzâde Mehmed Hâlid’in sadece ziraî sahada değil, ahlâkî ve tıbbî meselelerde de söz sahibi bir aydın olduğunu göstermektedir.
Risaleye yönelik bibliyografik incelemede; eserin neşir bilgileri ve matbu özellikleri açıklanarak eserin bibliyografik çerçevesi belirlenmiş, müellifin adı ve eser künyesi tespit edilmiştir. 1891 yılında İstanbul’daki Âlem Matbaası’nda basılmış olan risalenin dijital katalogdaki hatalı kaydına dikkat çekilmiş ve doğru bilgiler kaynaklar ışığında teyit edilmiştir.
İçerik tahlilinde, müellifin müskirat türlerine dair yaptığı tasnif, bu maddelerin fiziksel, zihnî ve sosyal etkileri bağlamında ayrıntılı biçimde analiz edilmiş; özellikle müellifin tıbbî ve ahlâkî görüşleri sistematik olarak değerlendirilmiştir. Risalenin sonunda yer alan “Hikâye-i Garibe”, esrar bağımlılığının bireyi gerçeklikten nasıl kopardığını, hayal ile cinnet arasında nasıl bir ruh hâline sürüklediğini çarpıcı bir örnekle ortaya koymuştur.
Eserin çeviri yazılı metni, Osmanlı Türkçesiyle kaleme alınmış ilmî metinlerin günümüz araştırmalarına kazandırılması bakımından mühim bir katkı teşkil edecektir. Ayrıca eser, 19. yüzyıl Osmanlı aydınının zararlı alışkanlıklar karşısındaki fikrî duruşunu ve toplumsal sorumluluk anlayışını yansıtan önemli bir kaynak niteliğindedir.