(The International Jurisdiction of Turkish Courts in Disputes Arising from Individual Employment Contracts with a Foreign Element and Controversial Issues)
Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, vol.32, no.1, pp.588-618, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Volume: 32 Issue: 1
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.33433/maruhad.1787262
- Journal Name: Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.588-618
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Istanbul University Affiliated: No
Abstract
In disputes arising from individual employment contracts with a foreign element, the international jurisdiction of Turkish courts is determined either under the provisions of international jurisdiction or through international jurisdiction agreements concluded between the parties. The special jurisdiction rule applicable in such disputes is set forth in Article 44 of the Turkish Private International and Procedural Law Act (MÖHUK), titled “Employment Contracts and Employment Relationships.” According to this provision, in lawsuits brought against the employee, the court at the place in Turkey where the employee usually performs their work shall have exclusive jurisdiction. In contrast, for lawsuits brought by the employee against the employer, Turkish courts at the place of habitual work, the employer’s domicile, the employee’s domicile, or the employee’s habitual residence are also competent. This distinction between claims initiated by the employee and those initiated by the employer aims to provide broader access to justice for the employee as the weaker party and thereby ensure their protection. The aim of protecting the weaker party — in this context, the employee — also extends to the area of jurisdiction agreements. Jurisdiction agreements granting competence to foreign courts are regulated under Article 47 of MÖHUK. While paragraph 1 allows for jurisdiction agreements in foreign-element contractual obligations in general, paragraph 2 restricts such agreements in the context of weaker-party contracts, including employment contracts. Specifically, it provides that the jurisdiction of the courts determined under Articles 44, 45, and 46 cannot be derogated from by such agreements. The wording of this provision has given rise to divergent interpretations in the legal doctrine. This study aims to assess the determination and scope of international jurisdiction of Turkish courts under Article 44 of MÖHUK in disputes arising from individual employment contracts with a foreign element, as well as to examine the impact of the limitation in Article 47(2) on the jurisdiction granted by Article 44. Furthermore, it addresses the legal consequences of Article 47(2) in the context of recognition and enforcement proceedings under Article 54(b) of MÖHUK, in the light of the principle of employee protection.
Yabancı unsurlu bireysel iş sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi, milletlerarası yetki hükümleri uyarınca veya taraflarca akdedilecek milletlerarası yetki anlaşmaları aracılığıyla belirlenir. Yabancı unsurlu bireysel iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda özel yetki kuralı, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (MÖHUK) “İş Sözleşmesi ve İş İlişkisi” başlıklı 44. maddesinde düzenlenmektedir. Hüküm uyarınca, işçinin işini mutaden yaptığı işyerinin Türkiye’de bulunduğu yer mahkemesi işçiye karşı açılacak davalarda tek yetkili mahkeme olarak belirlenmiş; işçinin işverene karşı açacağı davalarda mutad işyeri mahkemesine ek olarak; işverenin yerleşim yeri, işçinin yerleşim yeri ve işçinin mutad meskeninin bulunduğu Türk mahkemeleri de yetkili kılınmıştır. Anılan düzenleme uyarınca işçi ve işverenin açacağı davalar arasında ayrım yapılarak davacı işçiye daha fazla başvuru imkânı tanınmış ve bu şekilde sözleşmenin zayıf tarafı olan işçinin korunması amaçlanmıştır. Sözleşmenin zayıf tarafı işçinin korunması amacı, yetki anlaşmaları alanında da varlığını sürdürmektedir. Yabancı devlet mahkemesini yetkilendiren yetki anlaşmaları MÖHUK m. 47 hükmünde düzenlenmiştir. Hükmün birinci fıkrası ile yabancı unsurlu borç ilişkileri alanında yabancı devlet mahkemeleri lehine yetki sözleşmesine müsaade edilmiş, ikinci fıkra ile zayıf taraflı sözleşmeler, çalışmamızın konusu özelinde iş sözleşmeleri bakımından yetki anlaşması ile m. 44 hükmünde belirlenen mahkemelerin yetkisinin bertaraf edilemeyeceği düzenlenmiştir. Anılan hüküm lafzı gereği öğretide farklı yorumlara sebebiyet vermiştir. Bu çalışma, yabancı unsurlu bireysel iş sözleşmelerinden doğan davalarda MÖHUK m. 44 hükmü uyarınca işçi ve işveren aleyhine açılacak davalarda milletlerarası yetkili mahkemelerin tespiti ve değerlendirilmesi ile bu alanda MÖHUK m. 47 hükmü uyarınca yapılacak milletlerarası yetki anlaşmaları bakımından aynı hükmün ikinci fıkrasında yer alan sınırlayıcı hükmün, m. 44 ile yetkisi tesis edilen Türk mahkemelerinin yetkisine etkisi ve MÖHUK m. 47/f.2 hükmünün, MÖHUK m. 54/b kapsamında tanıma tenfiz alanında doğuracağı etki konularının, işçinin korunması ilkesi ışığında değerlendirilmesi amacını taşımaktadır.