11.Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi, Girne, Kıbrıs (Kktc), 1 - 05 Nisan 2026, ss.45, (Özet Bildiri)
Giriş: Modifiye salımlı ilaç formları, etkin maddenin kontrollü salınımını sağlayarak farmakokinetik avantaj sunmakla birlikte, uygunsuz kullanım durumlarında etkinlik kaybı ve advers etki riskine yol açabilmektedir (1). Klinik eczacının söz konusu formülasyonların akılcı kullanımının sağlanmasındaki rolü, ilacın etkinliği ve güvenliliği açısından kritik öneme sahiptir. Amaç: Bu olgu sunumunun amacı, koroner arter hastalığı öyküsü bulunan ileri yaş bir hastada modifiye salımlı izosorbid mononitrat kapsülün uygunsuz kullanımını engellemek ve klinik eczacı tarafından gerçekleştirilen farmasötik müdahalenin tedavi optimizasyonuna katkısını değerlendirmektir. Yöntem: Kardiyoloji polikliniğine başvuran hastanın ilaç tedavisi, klinik eczacılık uzmanlık asistanı tarafından değerlendirilmiş; kullanılan ilaçlar farmasötik form, dozlama ve kullanım uygunluğu açısından incelenmiştir. İlaçların farmasötik özellikleri RxMedia Pharma® ve Tebrp® veritabanları kullanılarak değerlendirilmiş, saptanan sorunlar hekimle paylaşılmıştır. Bulgular: 83 yaşında erkek hasta, 2017 yılında çoklu damar koroner arter bypass greft cerrahisi geçirmiştir. Hasta, yürümekle ortaya çıkan, baskı tarzında ve 15–20 dakikalık istirahat ile gerileyen göğüs ağrısı yakınması ile değerlendirilmiştir. Klinik tablo stabil anjina ile uyumlu bulunmuştur. Tedavi planında hastaya modifiye salımlı izosorbid mononitrat kapsül 50 mg’ın, günde iki kez yarım kapsül şeklinde önerildiği saptanmıştır. Klinik eczacı tarafından yapılan değerlendirmede, modifiye salımlı kapsül formunun bölünerek veya açılarak kullanılmasının ilacın kontrollü salım özelliğini bozabileceği, dozun eşit olarak bölünemeyeceği ve buna bağlı olarak da klinik etkinliğin olumsuz yönde etkilenebileceği bilgisi hekim ile paylaşılmıştır. Hekim tarafından öneri kabul edilmiş ve tedaviye konvansiyonel salım formunda izosorbid mononitrat 20 mg, günde iki kez bir tablet ile devam edilmiştir. Tartışma ve Sonuç: Modifiye salımlı oral ilaç formülasyonlarının (tablet ve kapsüller) etkinlik ve güvenlilik açısından bölünmemesi/ezilmemesi gerektiği bilinmektedir (1). İlacın formülasyon yapısı bozulduğunda, içeriğindeki etken maddenin fizikokimyasal özellikleri de değişebilmektedir. Kapsül içerisindeki etken maddenin hava ve nem ile temasta bozulabildiği ve etkinliğini kaybedebildiği (2), nitratların da ısı ve neme karşı duyarlı olduğu ve optimal koşulların sağlanamaması durumunda salım profilinin değiştiği bildirilmiştir (3). Ayrıca, modifiye salımlı nitrat kapsüllerin açılarak eşit olarak ikiye bölünmesi mümkün olmayacak, bu durumda ilacın doğru dozlamı ve tedavi optimizasyonu sağlanamayacaktır. Özellikle yaşlı hastalarda el koordinasyonu ve bilişsel fonksiyonlarda yetersizlikler bu olumsuz durumları arttıracaktır. Bu bağlamda sunulan olguda, klinik eczacı tarafından gerçekleştirilen farmasötik müdahale ile, tedaviye uygun farmasötik forma geçiş sağlanmış ve hasta tedavisinin optimizasyonu sağlanmıştır. Sonuç olarak; klinik eczacı ilaçla ilişkili sorunların tanımlanması ve önlenmesinde kritik bir role sahiptir. Referanslar: 1. Paparella S et al. J Emerg Nurs. 2010;36(2):156–158.; 2. Wu C et al. Eur J Pharm Biopharm. 2000;50(2):277–284.; 3. Li G et al. Int J Pharm. 2010;400(1–2):138–144.