Protection of Intellectual Products Generated by Artificial Intelligence According to The Law No. 5846 on Intellectual and Artistic Works


Karaca U., Karataş E.

MALTEPE ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ, no.1, pp.17-50, 2022 (Peer-Reviewed Journal)

Abstract

Today, with artificial intelligence technologies have reached a level where they can produce various intellectual properties that can be the subjects of intellectual property law, creative industries have become one of the areas that have been affected the most by developments in artificial intelligence technologies. For instance, there are artificial intelligence technologies that can write fables, novels, poems, compose musicals, paint, and even develop computer programmes.

As the efficiency of artificial intelligence is focused on in creative industries, legal outcomes of the created properties are generally overlooked. However, the capacity and ability of artificial intelligence in creating intellectual properties bring up the questions of whether these properties can be considered as works within the scope of the copyright law and who would have the intellectual property rights. In this regard, the questions that should be answered are as follows: Does the property created by artificial intelligence have the qualification of a work, if so, how will the right-owner be determined, will the rights pertain to the user of the artificial intelligence-supported machine, the developer of the artificial intelligence, or the artificial intelligence itself, will joint right ownership be accepted by all of them mentioned above or will the work be considered as public property?

To answer the questions written above, firstly the concepts of artificial intelligence and authorship should be examined. The legal status of artificial intelligence and the elements of the work should be discussed in this context while explaining the concepts. Afterward, it should be tried to determine how to reach the fairest conclusion by evaluating possible effects of the policy of the law that can be adopted and potential regulations

Günümüzde yapay zekâ teknolojilerinin fikri mülkiyet hukukunun konusunu oluşturulabilecek ürünler meydana getirebilecek seviyeye ulaşmasıyla yaratıcı endüstriler yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmelerden en çok etkilenen alanlardan biri haline gelmiştir. Örneğin fabl, roman, şiir yazabilen, müzikal besteleyebilen, resim yapabilen hatta bilgisayar programı üretebilen yapay zekâ teknolojileri mevcuttur.

Yaratıcı endüstrilerde yapay zekanın verimliliğine odaklanıldığından genellikle ortaya çıkan eserlerin hukuki sonuçları göz ardı edilmektedir. Ancak yapay zekânın fikri ürün yaratmadaki kapasitesi ve kabiliyeti, bu ürünlerin telif hukuku kapsamında bir eser sayılıp sayılamayacağı ve fikri mülkiyet haklarına kimin sahip olacağı sorularını gündeme getirmektedir. Bu kapsamda yapay zekâ tarafından meydana getirilen ürünün eser niteliğine sahip olup olmadığı; eğer bu niteliğe sahipse hak sahibinin nasıl belirleneceği, yapay zekâ taşıyan makinenin kullanıcısının mı, yapay zekâyı oluşturan programcının mı, yoksa yapay zekânın kendisinin mi eser üzerindeki fikri haklara sahip olacağı veya eser üstünde burada sayılanların ortak bir hak sahipliğinin mi kabul edileceği ya da eserin kamuya ait mi sayılacağı soruları cevaplanmalıdır.

Bu sorulara cevap verebilmek için öncelikle yapay zekâ, eser ve eser sahipliği kavramları incelenmelidir. Kavramlar açıklanırken yapay zekânın hukuki statüsü ve eserin unsurları bu bağlamda tartışılmalıdır. Ardından benimsenebilecek hukuk politikasının ve getirebilecek düzenlemelerin bu alandaki gelişmelere muhtemel etkileri de değerlendirilerek en adil sonuca nasıl ulaşılabileceği tespit edilmeye çalışılmalıdır