Fekal İnkontinansın Tedavisinde Perkütan Tibial Sinir Stimülasyonunun Farklı Uyarı Protokollerindeki Etkinliği


Creative Commons License

Şengün B. , Özgür İ. , Nuhoğlu H., Bayram O., Özoran E., Uymaz D. S. , ...More

17. Türk Kolon Ve Rektum Cerrahisi Kongresi, Antalya, Turkey, 9 - 13 April 2019, pp.1-247

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-247

Abstract

Fekal İnkontinansın Tedavisinde Perkütan Tibial Sinir Stimülasyonunun Farklı Uyarı Protokollerindeki Etkinliği Berke Şengün1 , İlker Özgür2 , Hızır Nuhoğlu1 , Onur Bayram1 , Emre Özoran1 , Derya Uymaz1 , Gözde Türkmenoğlu1 , Aslı Sezgen1 , Metin Keskin2 , Türker Bulut2 , Emre Balık1 , Dursun Buğra1 1 Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul 2 İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, İstanbul Amaç: Perkütan tibial sinir stimülasyonu (PTSS) ile sakral sinir stimülasyonu, fekal inkontinans tedavisinde kullanılan nöromodülatör birer yöntemdir. Bu çalışmada kliniklerimizde uygulanan perkütan tibial sinir stimülasyonunun iki farklı uyarı protokolündeki etkinliği karşılaştırılmıştır. Gereç-Yöntem: İki farklı tersiyer üniversite hastanesinde, Ocak 2015 – Ocak 2019 tarihleri arasında fekal inkontinans şikâyeti ile başvurmuş, kriterlere uygun görülerek sinir stimülasyonu yapılmış 113 vaka çalışmaya dahil edildi. Hastalar, günaşırı tedavi alanlar ve haftada bir tedavi alanlar olarak iki gruba bölündü. Hastaların demografik bilgilerine ek olarak, inkontinansa neden olan etiyolojileri, tedavi öncesi ve sonrası 6 aylık kısa dönem Wexner inkontinans skorları gibi değerleri prospektif olarak kaydedildi ve retrospektif olarak incelendi. SPSS 18 (IBM Corp. Armonk, NY) kullanılarak, t-test, chikare ve univaryant regresyon analizleri yapıldı. İstatistiksel olarak anlamlılık p<0,05 olarak tanımlandı. Bulgular: Tibial sinir stimülasyonu tedavisine başlanılan 113 hastanın 19’u günaşırı tedavi alırken 94’ü haftada bir tedavi aldı. Hastaların tamamı 10 seanslık tedavilerini tamamladı. Günaşırı tedavi alan hastaların 13’ü (%68,4) kadın iken haftada bir tedavi alanların 66’sı (%70,2) kadındı (p=0,876). Günaşırı tedavi alanların yaş ortalaması 51,5 iken haftada 1 alanların 50,4’idi (p=0,815). Günaşırı tedavi alanların 12’si (%63,2) anorektal cerrahi veya obstetrik, 7’si (%36,8) idiyopatik etiyolojiye sahiptir. Haftada bir tedavi alanların 61’i (%64,9) anorektal cerrahi veya obstetrik, 26’sı (%27,7) idiyopatik ve 7’si (%7,4) nörojenik etiyolojiye sahiptir. İki grup arasında etiyolojik olarak anlamlı bir fark gözlenmemiştir (p=0,492). Günaşırı tedavi alanların ortalama Wexner skorları 16,0’dan 8,7’ye gerilerken, haftada bir tedavi alanların ortalama skorları 14,2’den 7,8’e geriledi. İki protokol arasında tedavi etkinliği açısından anlamlı bir fark bulunamadı (p=0,117). Sonuç: PTSS seçilmiş vakalarda hem inkontinans skorlarında iyileşme hem de hayat kalitesinde artış sağlamaktadır. Düşük maliyet, komplikasyon riskinin olmaması, yatış gerektirmemesi ve kolay uygulama sayesinde gün geçtikçe daha çok hastada tercih edilen bir yöntem olmaya başlamıştır. Günaşırı veya haftada bir seans uygulama arasında etkinlik açısından anlamlı bir fark gözlenmemiştir.