CASE REVIEW: INFROMATION DUTY OF INSURER AND THE CONSEQUENCES OF BREACH OF THIS DUTY


Creative Commons License

Durgut R. , Bulut E. H.

Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi (Journal of Commercial and Intellectual Property Law), vol.6, no.2, pp.337-358, 2020 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 6 Issue: 2
  • Publication Date: 2020
  • Title of Journal : Ticaret ve Fikri Mülkiyet Hukuku Dergisi (Journal of Commercial and Intellectual Property Law)
  • Page Numbers: pp.337-358

Abstract

The information duty of the insurer, which main basis is considered to be the principle of honesty, has been regulated concretely in the Turkish Commercial Code (TCC) numbered 6102 and has become a normative rule. In the insurance contract, which is a very technical contract type, due to the strong position of the insurer, the lawmaker, acting with the motive to protect the insurer, has determined the rules regarding the information duty and also explicitly authorized the administration to issue instructions to determine the form and content of this duty. In addition, the legal consequences that will arise in case of violation of the duty in question are regulated in the TCC, and this regulation has been criticized in the doctrine on the grounds that it is not adequately suitable for the purpose to be achieved. The different regulations in the act and the guidelines regarding the results of failure to information duty of insurer cause confusion in the implementation and the different courts render incompatible verdicts. In this article, a court decision on the case that the insurer failed to comply with information duty has been examined and the court decision has been evaluated from the legal perspective.

Asıl dayanağının dürüstlük kuralı olduğu düşünülen sigortacının aydınlatma yükümlülüğü, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) somut olarak düzenlenerek normatif bir kural olma özelliğini kazanmıştır. Çok teknik bir sözleşme tipi olan sigorta sözleşmelerinde, sigortacının güçlü konumu sebebiyle, sigorta ettireni koruma güdüsüyle hareket eden kanun koyucu, aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin kuralları da belirlemiştir. Ayrıca bu yükümlülüğün şekil ve içeriğini belirleyecek yönetmelik çıkarmak hususunda da idareye açıkça yetki vermiştir. Bunun yanında söz konusu yükümlülüğe aykırı davranılması halinde oluşacak hukuki sonuç da TTK’da düzenlenmiş olup bu düzenleme, doktrinde, ulaşılmak istenen amaca yeterince uygun olmadığı gerekçesiyle eleştirilmiştir. Sigortacının aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ortaya çıkacak olan hukuki sonucun kanun ve yönetmelikte farklı düzenlenmesi, uygulamada karışıklığa yol açmakta ve farklı mahkemelerde birbirlerine uyumlu olmayan kararlar verilmektedir. İşbu çalışmada, sigortacının aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davrandığı bir olay hakkında verilen mahkeme kararı incelenmiş ve mahkemenin verdiği karar hukuki açıdan değerlendirilmiştir.