DEPREMİ BEKLEYEN TARİHİ YARIMADA’NIN KIRILGANLIĞI ÜZERİNE BİR TARTIŞMA


Creative Commons License

Giritlioğlu P. P., Ak Yildirim A. H., Yurtcanli Duymaz S., Budak S.

in: The Development of the Historic Peninsula of Istanbul from Past to Present, Adem Esen,Kemal Kutgün Eyüpgiller,Ayşe Dilek Darby, Editor, Istanbul University, İstanbul, pp.89-131, 2025

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2025
  • Publisher: Istanbul University
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.89-131
  • Editors: Adem Esen,Kemal Kutgün Eyüpgiller,Ayşe Dilek Darby, Editor
  • Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

The Historical Peninsula is renowned for its rich cultural heritage, yet its geographical location and structural characteristics make it vulnerable to the potential impacts of a major earthquake, such as the great Marmara earthquake. The area is classified as highly risky primarily due to factors like proximity to fault lines, the risk of ground liquefaction, and inadequate infrastructure systems. Despite efforts at the national and international levels to enhance resilience against disasters, local planning deficiencies and social vulnerabilities complicate disaster preparedness efforts. Reducing urban vulnerabilities in the Historic Peninsula requires comprehensive planning and implementation efforts aimed at improving infrastructure and addressing social vulnerabilities, aligned with an international strategic approach. These initiatives highlight the area's strategic significance not only locally but also city-wide in Istanbul, demonstrating its critical role in post-disaster recovery processes. Therefore, addressing the urban vulnerabilities of the Historical Peninsula necessitates a holistic planning and implementation strategy.

Keywords: Historic Peninsula, Earthquake, Urban Vulnerability, Urban Resilience

Tarihi Yarımada, zengin kültürel mirasıyla bilinmektedir ancak coğrafi konumu ve yapısal özellikleri nedeniyle büyük Marmara depreminin potansiyel etkilerine açıktır. Bölge, faya yakınlık, zeminde sıvılaşma riski ve yetersiz taşıyıcı sistemler gibi faktörlerle birincil derecede riskli olarak değerlendirilmektedir. Ulusal ve uluslararası düzeyde çeşitli stratejilerle afetlere karşı dirençliliği artırmak için çaba gösterilse de yerel düzeydeki planlama eksiklikleri ve sosyal kırılganlıklar, afet hazırlık süreçlerini zorlaştırmaktadır. Tarihi Yarımada'nın kentsel kırılganlıklarının azaltılması, uluslararası stratejik yaklaşıma içkin olarak, yapısal iyileştirmeler ve sosyal kırılganlıkların azaltılmasını hedefleyen planlama ve uygulama çalışmalarıyla mümkün olacaktır. Bu çabalar, bölgenin sadece yerel değil, aynı zamanda İstanbul genelinde stratejik bir öneme sahip olduğunu ve afet sonrası iyileşme süreçlerinde kritik bir rol oynayabileceğini göstermektedir. Bu nedenle, Tarihi Yarımada'nın kentsel kırılganlıklarının azaltılması için kapsamlı bir planlama ve uygulama yaklaşımı gerekmektedir.


Anahtar Kelimeler: Tarihi Yarımada, Deprem, Kentsel Kırılganlık, Kentsel Dirençlilik