Tarihsel Süreçte Türkiye’nin Sağlık Politikaları ve Planlamaları


AKKUŞ Y.

SAĞLIK PLANLAMASI, Ensar Ağırman, Editör, Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi, Erzurum, ss.1-15, 2016

  • Basım Tarihi: 2016
  • Yayınevi: Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi
  • Basıldığı Şehir: Erzurum
  • Sayfa Sayıları: ss.1-15
  • Editörler: Ensar Ağırman, Editör

Özet

Osmanlı İmparatorluğu’nda sağlık sistemini yüzyıllar boyunca vakıflar ayakta tutmuştur. Vakıf sağlık kuruluşları olan darüşşifalar (hastaneler) ve tıp medreseleri ile bu kurumlarda çalışan hekimler ve müderrisler Osmanlı sağlık sisteminin temel yapı taşlarını oluşturmuştur. Sağlık organizasyonu açısından Cumhuriyet'in devraldığı sistem, yetersiz olan sağlık müdürlüğü ve hükümet tabipliği sistemidir.

Erken Cumhuriyet Dönemi’nde (1920-1923) sağlık hizmetleri Kurtuluş Savaşı’nın ağır koşulları altında yürütülmüştür. Bu dönemde sağlık teşkilatı ve personeli daha çok askeri alana hizmet vermiştir.

Merkezi hükümet Cumhuriyetin ilk döneminde, koruyucu Sağlık hizmetlerine öncelik vermiş, hasta tedavi hizmetlerini daha çok yerel yönetimlere bırakmıştır. 1930’da yayınlanan ve birçok maddesi bugün de yürürlükte olan Umumi Hıfzısıhha Kanunu Refik Saydam döneminde yapılmış en önemli düzenlemedir.

1940'ların sonlarına doğru daha merkeziyetçi/devletçi bir sağlık politikasına ve planlamasına gidilmiştir. Demokrat Parti Dönemi’nde (1950-60) sağlık alanında hem merkeziyetçi hem liberal politikalar uygulanmıştır.

1960’lar ve sonrası, sağlık alanında Sosyalleştirme Dönemi olarak adlandırılır. Bu dönem adını 1961’de yayınlanan Sağlık Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Hakkında Kanun’dan alır .

1980'lerde ve 90'larda temel sağlık hizmetlerine yeterli öncelik verilememiş, gerekli olan altyapı ve insangücü eksiklikleri giderilememiş ve daha çok kaynak tüketen yataklı tedavi hizmetlerine yönelinmiştir .

2000’li yılların başında sağlık alanında yaşanan en önemli gelişme 2003 yılında açıklanan Sağlıkta Dönüşüm Programı’dır.