İSOSÜLFAN MAVİSİNE BAĞLI NADİR OLARAK GÖRÜLEN ANAFİLAKTOİD REAKSİYONU: 4 OLGU DENEYİMİMİZ


Kut A. , Günay M. , Emiroğlu S. , Tükenmez M. , Cabıoğlu N. , Müslümanoğlu M. E. , ...More

15. Ulusal Meme Hastalıkları Kongresi, Antalya, Turkey, 17 - 20 October 2019, pp.164

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Antalya
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.164

Abstract

GİRİŞ: Meme kanseri cerrahi tedavisinde sentinel lenf nodu biyopsisi(SLNB) kullanılan yaygın bir yöntemdir. Bu yöntemin

uygulanma tekniklerinden bir tanesi de isosülfan mavisi (İM) enjeksiyonudur. Bildirilen yayınlarda, İM kullanılan hastalarda

alerjik reaksiyon gelişim sıklığı %0,7-1,3 aralığındadır.

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı SLNB uyguladığımız 4 olguda İM tekniğine bağlı gelişen anafilaktoid reaksiyonları araştırmaktır.

YÖNTEM: İstanbul Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Meme Hastalıkları Kliniğinde İM tekniği ile SLNB uygulanan ve

anafilaktoid reaksiyon gelişen 4 olgunun ameliyat öncesi demografik, klinik, ek hastalık; ameliyat sonrası(AS) klinik seyir ve

uygulanan tedavi verileri kayıt edilerek bu veriler karşılaştırmalı olarak incelendi.

OLGU: En son anafilaktoid reaksiyon görülen 47 yaşındaki kadın hastanın allerjik rinit dışında ek bir hastalığı yoktu. Hastaya

meme kanseri(kT1N0) tanısıyla anestezi indüksiyonu ve entübasyon sonrası subareolar alana 5 cc isosülfan blue enjekte edildi.

5 dk meme masajını takiben SLNB yapıldı. 90 dk sonunda ameliyat bitirildi. Anestezi derlenme sırasında İM enjeksiyonu yapılan

meme üzerinde mavi boyalı, birleşme eğiliminde, etrafı hiperemik, döküntüler gelişti. Hastaya 20 mg metilprednisolon ve 45,5

mg feniramin uygulandı. Ekstübe edilmeyen hastanın tüm vücuduna 30 dk süresinde benzer döküntüler yayıldı ve kusması

oldu. Hemodinami stabil olarak seyretti. Hastaya adrenalin, steroid şeması uygulandı ve hasta yoğun bakıma alındı. AS 1.

günde hastanın döküntüleri azaldı, hasta ekstübe edildi ve aynı gün servis takibine alındı. AS 2. günde hastanın döküntüleri

tamamen kayboldu. Hastaya 2 gün 60 mg metil prednisolon, 45,5 mg feniramin uygulandı. AS 3. günde hasta sorunsuz olarak

taburcu edildi. Bu olguya benzer olarak son 10 yıl içerisinde 3 hastamızda da İM uygulanmasına bağlı tüm vücutta mavi renkli

döküntüler gelişmiş ve bu gelişimi takiben hastalara uygulanan 45,5 mg feniramin ve tek doz 80 mg metilprednisolon tedavi

protokolü ile kısa zamanda döküntüler tamamen kaybolmuş ve 2 hasta da AS 1. günde taburcu edilmiştir. Her iki hastanın da

bilinen herhangi bir allerjik öyküsü bulunmamaktadır.

SONUÇ: İM SLNB’de güvenle uygulanan bir madde olmasına rağmen, hayatı tehdit eden alerjik reaksiyonlara sebep

olabilmektedir. Bu nadir komplikasyon İM tekniğiyle uygulanan SLNB’de göz ardı edilmemeli ve bu komplikasyonla

karşılaşılması halinde uygun tedavi süreçleriyle erken tedavi edilmelidir.