Kırsal Yaşlanma ve Bölgesel Kalkınma Göstergeleri: Orta Karadeniz Bölgesi Örneği


Şentürk M., Özdinç Ö.

TESAM AKADEMİ, cilt.13, sa.1, ss.407-443, 2026 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 13 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.30626/tesamakademi.1818449
  • Dergi Adı: TESAM AKADEMİ
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.407-443
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Bu çalışma, küresel ve ulusal düzeyde artan bir demografik olgu olan kırsal yaşlanmanın Türkiye’de bölgesel kalkınma dinamikleri üzerindeki çok boyutlu etkilerini incelemektedir. Kırsal yaşlanma, politika yapıcılar ve ekonomistler için önemli bir konudur. Türkiye'de toplam yaşlılık oranı (%65 yaş ve üzeri) %9.9 iken, Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADKS) 2022 sonuçlarına göre kırsal yaşlılık oranı %18.9 seviyesindedir. Bu durum, kırsal nüfusun yoğun bir yaşlı nüfus barındırdığını göstermektedir. Kırsal yaşlanma, kırdan kente göç, azalan doğurganlık oranları ve emeklilik sonrası kentten kırsala göç gibi sosyolojik dinamiklerle (arafta yaşlanma) ilişkilidir.
Kırsal yaşlanmanın bölgesel kalkınma üzerindeki ekonomik yansımaları, işgücü arzında azalma, tarımsal üretkenlikte düşüş ve emeklilik sistemleri üzerinde artan kamu maliyesi baskısını içermektedir. Sosyal düzeyde topluluk çözülmeleri ve mekânsal düzeyde ise kırsal altyapı durgunluğu ve terk edilmiş kırsal konut dinamikleri gözlenmektedir.
Çalışma, kırsal yaşlanmanın en belirgin olduğu bölgelerden biri olan Orta Karadeniz Bölgesi'ni (TR82) vaka çalışması olarak ele almıştır. TR82, Türkiye'deki Düzey 2 Bölgeleri arasında en yaşlı nüfusa sahip bölgedir. Bölgede yer alan Sinop, Çankırı ve Kastamonu, %31.9 ila %33.3 arasında değişen kırsal yaşlılık oranlarıyla Türkiye sıralamasında ilk üçte yer almaktadır. Bölgenin Yaşlı Yaş Bağımlılık Oranı (%23.5), Türkiye ortalamasının (%11.1) iki katından fazladır. Ayrıca, Sinop'ta aktif sigortalı/pasif sigortalı oranı 0.99’dur, bu da sosyal güvenlik sistemi üzerindeki yükü göstermektedir.
Sonuçlar, kırsal yaşlanmanın tarım temelli kalkınmaya önemli kısıtlamalar getirdiğini ve kırsal yaşlanma ile tarım sektöründeki gerileme arasında bir ilişki olduğunu ortaya koymaktadır. Emeklilik göçü, hizmet sektörünün gelişmesine yol açabilir, ancak tarımsal kalkınmaya anlamlı bir doğrudan katkı sağlamamaktadır. Bölgesel kalkınma politikalarının kırsal yaşlanmayı olumsuz etkileyebileceği yönünde de bulgular mevcuttur. Politika önerisi olarak, kırsal yaşlanmanın görüldüğü yerlerde tarımsal teşviklere öncelik verilmesi ve kırsal alanda yaşayan, özellikle dul ve yalnız yaşlı kadınlara yönelik ekonomik ve sosyal desteklerin artırılması önerilmektedir