Zorunlu Göç Nesnesi: Yerinden Edilme, Kırılgan Hafıza ve Arşivsel Temsil Üzerine Kavramsal Bir Çerçeve


Furat M. F., Furat O.

in: Sosyal, Beşerî ve İdarî Bilimlerde Güncel Tartışmalar ve Disiplinlerarası Yaklaşımlar - I, Doç. Dr. Filiz ER, Editor, Duvar Yayınları, İzmir, pp.408-435, 2026

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2026
  • Publisher: Duvar Yayınları
  • City: İzmir
  • Page Numbers: pp.408-435
  • Editors: Doç. Dr. Filiz ER, Editor
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

Bu çalışma, “zorunlu göç nesnesi” kavramını yerinden edilme deneyimi, maddi kültür, kişisel hafıza ve arşivsel temsil ilişkileri çerçevesinde ele almaktadır. Ukrayna bağlamı üzerinden geliştirilen bu kavramsal değerlendirme, 2022 sonrasında yaşanan savaş kaynaklı yerinden edilme sürecinde bazı nesnelerin ani ayrılış, sınırlı seçim, anlatı kaybı ve bağlam kırılganlığı içinde nasıl farklı anlam katmanları kazandığını tartışmaktadır. 

Tartışmanın kuramsal dayanaklarını Marschall’ın “memory objects” yaklaşımı ile Pechurina’nın “diasporic objects” kavramsallaştırması oluşturmaktadır. Marschall, göçmenlerin anavatan, ev kültürü ve göç öncesi yaşama dair anılarını canlı tutan kişisel eşyaları hafıza nesneleri olarak ele alırken, Pechurina diasporik nesneleri gündelik maddi pratikler, aidiyet ve kimlik süreçleri bağlamında inceler. Bu çalışma, söz konusu iki yaklaşımı savaş ve zorunlu yerinden edilme koşulları içinde yeniden değerlendirerek zorunlu göç nesnesini ani ayrılış, sınırlı seçim, taşıyıcı anlatı ve bağlam kırılganlığı etrafında farklılaşan bir kavram olarak konumlandırmaktadır.

Bu çerçeve, efemera literatürü, arşivsel temsil kuramı, provenansın bağlamsal ve ilişkisel temsili, kriz koşullarında kültürel mirasın korunması, kişisel dijital arşivler ve metadata tartışmalarıyla kesişmektedir. Blue Shield, UNESCO ve SUCHO gibi kuruluşlar, ağlar ve girişimler, savaş koşullarında kültürel mirasın korunması ve belgelenmesine ilişkin kurumsal arka planı görünür kılmaktadır. Çalışmanın odağı ise bireylerin ve ailelerin savaş koşullarında yanlarında taşıyabildikleri küçük nesneler ile erişimini sürdürebildikleri dijital hafıza içeriklerinin, taşıyıcı anlatılarıyla birlikte nasıl belgelenebileceğidir.

            Dijitalleşme, zorunlu göç nesnesinin önemini azaltan bir süreç olarak değil, bu nesnenin fiziksel varlık, erişim koşulları, platforma bağlı süreklilik, kimlik doğrulama bilgileri, veri gizliliği ve dijital koruma gereklilikleriyle birlikte değerlendirilmesini gerektiren bir dönüşüm olarak ele alınmaktadır. Önerilen metadata profili, bağlamsal, ilişkisel, anlatısal, dijital ve etik alanları görünür kılmayı amaçlayan kavramsal bir uygulama çerçevesi olarak sunulmaktadır.