ISONOMIA, POLİTİK KENT VE FELSEFE


Güven Ö.

II. ULUSLARARASI SOSYAL BİLİMLER KONGRESİ (CONGIST’19)-ŞEHRİN DİLİ, İstanbul, Türkiye, 18 - 20 Eylül 2019, ss.87, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.87
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Felsefe poliste ortaya çıktı. Ne var ki, sayısı 2000’den fazla olduğu bildirilen her polis felsefeye yurt olmadı. Çalışmamızda felsefenin ilk yurdu Miletos'tan yola çıkarak kent-felsefe bağıntısını sorgulayacağız. Böylelikle bir kentin hangi özelliklerinin felsefeyi ortaya çıkardığını tartışacağız. Tartışmamızın temel ekseni ise politik kent ile isonomia bağıntısı olacak. Politik kenti kökensel ve yapısal değişikliklerin ortaya çıkma olanağı bulunan kent olarak tanımlıyoruz. Bu bağlamda politik kenti toplumun her kesiminin mutlak eşit olduğu değil, hak isteme olanağının ortaya çıktığı yer olarak görüyoruz. Dolayısıyla politik kent mutlak bir otoritenin olmadığı, egemenliğin bölüşüldüğü ve değişime açık kent olarak belirmektedir. Türkçeye yasa önünde eşitlik diye çevirebileceğimiz isonomia politik kentin önemli bir özelliği olarak öne çıkmaktadır. Isonomia egemen otorite ve ona karşılık gelen dünya tasarımına karşı çıkışın olanağını sağlamaktadır. Öte yandan isonomianın bir kentte nasıl yürürlükte olabildiği de felsefenin ortaya çıkış koşullarının anlaşılması için soruşturulması gereken bir konudur. Bu bağlamda isonomianın hangi koşullarda ortaya çıktığını Miletos üzerinden araştıracağız. Anılan çerçevede öne süreceğimiz sav iktidarın dengeli dağılımını sağlayan politik koşulların isonomiaya yol açtığı olacak. Öyleyse, physise yeni ve köktenci bir bakış açısı değişikliği önerisi olan felsefenin ortaya çıkışı toplumsal koşullar ve politik olandan bağımsız düşünülemez. 

Çalışmamızın bir başka ilgisi de Miletos'un felsefeye uzanacak kültürel, sanatsal ve bilimsel birikimle bağına işaret etmek olacak. Felsefenin başlangıç öykülerinde Yunanistan yarımadasının (Helenlerin) bir kolonisi olarak betimlenen Miletos'un bu betimlemeye uygun düşmediğini ileri süreceğiz. Tersine Miletos’un daha kapsamlı olarak İonia'nın, Mezopotamya, Mısır ve İndus merkezli uygarlıkların ve çevresinin birikiminin taşındığı bir merkez olduğuna çeşitli veriler ışığında işaret edeceğiz. İonia'da ortaya çıkan birikimin ise daha sonra Yunanistan Yarımadasına aktarıldığını ekleyeceğiz.