Gastroözofageal Reflü Hastalarında Proton Pompa İnhibitorü Grubundan İlaçlar ile Tedaviye Yanıtsızlıkta Farmakogenetik Parametrelerin ve Akılcı İlaç Kullanımının Etkisinin Araştırılması


ÖZÜNAL Z. G.

Sunum, ss.64-72, 2016

  • Yayın Türü: Diğer Yayınlar / Sunum
  • Basım Tarihi: 2016
  • Sayfa Sayıları: ss.64-72

Özet

 

Peptik asit hastalıklarının tedavisinde proton pompa inhibitörleri (PPİ), yaygın kullanılan histamin-tip 2 (H2) reseptör antagonistlerinin yerini alarak son yirmi yılda önemli bir değişim sağlamışlardır. Bu hastalıklardan biri olan gastroözafageal reflu (GÖR) tedavisinde PPİ, H2 reseptör antagonislerinden daha fazla etkili bulunmaktadır (Poynard ve ark, 1995) ve en fazla bu endikasyon alanında kullanılmaktadır. Bununla birlikte, GÖR hastalarında etkin PPİ doz dağılımında belirgin bireysel farklılıklar vardır (Egan ve ark, 2003) ve günde bir alınan standart dozda PPİ ilaçlara hastaların yaklaşık %30’unda yanıt elde edilemediği tahmin edilmektedir (Fass ve ark, 2005). GÖR komplikasyonu olabileceği düşünülen özofagus adenokarsinomunun görülme sıklığı ise artmaktadır (Patrick, 2011). Tüm bu nedenlerle, GÖR tedavi başarısını artıracak yeni protokollere gereksinim doğmuştur. PPİ ilaçlar, mide parietal hücrelerinde proton pompasını (H+K +- ATPaz) seçici ve geri dönüşsüz olarak inhibe eden benzimidazol türevi bileşiklerdir. İlk kullanıma sunulan PPİ ilaç omeprazolden sonra pantoprazol, lansoprazol, rabeprazol, esomeprazol ve dekslansoprazol geliştirilmiştir. Ön-ilaç olan PPİ ilaçların çoğunun metabolizmasında sitokrom P450 2C19 enzimi (CYP2C19) önemli rol almaktadır. Enzimin yavaş, orta ve hızlı olmak üzere tanımlanan üç genotipinde PPİ ilaçların farmakokinetik ve farmakodinamik özellikleri farklı bulunmuştur. Bu enzimin saptanan polimorfizmlerinin, PPİ ilaçların etkililiğinde ve güvenliliğinde rolü olabileceğini destekleyen çalışmalar rapor edilmekle birlikte henüz yerleşik bir protokol oluşmamıştır (Klotz ve ark., 1999, Furuta ve ark, 2012, Lima ve Franciosi 2014, Chao-Hung ve ark 2014). PPİ ilaç tedavisine yanıtsızlıkta, genetik farklılıkların rolü olabildiği gibi hastanın fenotip özellikleri, ilaç kullanım özellikleri, ilaç-ilaç etkileşimleri, ilaç uyuncu ilişkili parametrelerin ve ilaç dışı önerilere uyumun da katkısı olabilmektedir. İlaç-ilaç etkileşimlerindeki farklı yanıtların bazılarından CYP2C19 polimorfizmi sorumlu bulunmaktadır (Gwen ve ark, 2014). Sunulan çalışma, tüm bu nedenlerle GÖR hastalarında PPİ ilaçların etkililiğinde ve güvenliliğinde olası değişkenlerin rolünü değerlendirmek üzere planlanmıştır.