Kolektif sahiplik bağlamında yerli halkın Suriyeli göçmenlere yönelik yeni davranış düzenlemeleri üzerine sosyal psikolojik bir çalışma,


Creative Commons License

Azak Y.

II. ULUSLARARASI GÖÇ VE MÜLTECİ KONGRESİ, Düzce, Türkiye, 6 - 08 Aralık 2018, cilt.3, no.10, ss.657-667

  • Cilt numarası: 3
  • Basıldığı Şehir: Düzce
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.657-667

Özet

Kolektif Sahiplik Bağlamında Yerli Halkın Göçmenlere Yönelik Yeni Davranış Düzenlemeleri: Sosyal Psikolojik Bir Çalışma

Kolektif sahiplik (collective ownership) kavramı, bireysel olarak sahiplik kavramının kolektif olarak algılanması halidir. Bireysel sahiplikte bireyler sahip oldukları eşyanın kullanım ve kontrol tasarrufunu elinde bulundurur. Mülkiyet üzerinden bu sahiplik anlayışı, ötekiyle ilişkilerde mülkün tasarrufu üzerine nelerin iddia edilebileceğine dair güçlü bir meşrulaştırma aracıdır. Kolektif sahiplik, bireyin sosyal sınıfını, kültürel itibarını veya etnik/ırksal mirasını sembolize edebilmektedir. Bu, sahiplik tarafından sunulan kontrol ihtiyacına ek olarak, belirli kimlik motiflerinin, kolektif sahipliğin sosyal psikolojik dinamiklerini anlamak için önemli olabileceği anlamına gelir. Kolektif sahiplik anlayışına sahip kişiler, sahiplerin kim olduğu, sahip oldukları yer, mekân üzerinde kimlere hak tanıyıp kimlere tanımayacaklarına dair tasarruf gücüne sahip oldukları inancını taşırlar. Dış grubu, kaynakları sömürenler veya kültürel birikime zarar verenler olarak işaretleyebilmektedirler. Bir yere tarihsel ilk yerleşen olma, o yere yatırım, üretim, değişiklik yapmış olma, o yerin sahipliği hakkında önemli meşrulaştırıcılar olabilmektedir. Çalışma, Suriyeli göçmenlerin Türkiye'deki yaşam tarzını, var oluş biçimlerini dolayısıyla uyumunu etkileyen yerli halk tepkilerini kolektif sahiplik kavramı bağlamında sosyal psikolojik perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma özelinde katılımcılara kartopu yöntemiyle ulaşılmıştır. Çalışma 40 yaş üzeri ve çocuklu (sosyal haklardan ve kaynaklardan yararlanan yaşta) Türk vatandaşı, orta sınıf ve İstanbul ikametli demografik özelliklere sahip katılımcılarla sınırlı tutulmuştur. Sorular iki pilot görüşme sonucu son haline getirilmiş olup veriler, toplamda 10 evli çiftle ortalama 50 dakika süren odak görüşmelerde yarı yapılandırılmış ve sonda sorularla elde edilmiştir. Çalışmada, katılımcıların Suriyeli göçmenlere yönelik algı ve davranış düzenlemelerini kolektif sahiplik üzerinden nasıl meşrulaştırdıklarına odaklanılmıştır. Yöntem olarak, niteliksel içerik analizi yöntemi tercih edilmiştir. Ana temalara tüme varımsal/açık kodlamalarla ulaşılmıştır. Analiz sürecinde Maxqda 2018 analiz programı kullanılmıştır. Ana temalar, kolektif kontrolünün kaybedilme endişesi, kolektif sahipleri belirleme girişimleri, meşrulaştırılan çözüm önerileri şeklinde 3 ayrı kategoride toplanmıştır. Bu çalışmanın bulguları, alanyazında geçen “tehdit teşkil eden göçmen varlığı yerli çoğunluğun karar ve izin verme hakkını gündeme getirir” ve “yerli halkın kendi evinde sahip olduğu haklar gibi devletin de ülke üzerinde kontrol ve yönetim gücü olmalıdır” bulgularını destekler niteliktedir.

Anahtar Kelimeler: Kolektif sahiplik, sosyal psikoloji, yer çalışmaları, Suriyeli göçmenler