Yaşlılık, Getirdiği Sorunlar ve Bakım İhtiyacı


Creative Commons License

KUZU A. , Özveren H.

I.Uluslararası Niğde Dil, Kültür ve Tarih Sempozyumu, Niğde, Türkiye, 3 - 06 May 2012, ss.132-137

  • Basıldığı Şehir: Niğde
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.132-137

Özet

Özet
Vücudun yaşlanması, doğumla birlikte başlar ve son nefesimizi verene kadar da devam eder. Yalnızca fizyolojik olarak değil, psikolojik, sosyolojik ve ekonomik açıdan da yaşlılık, pek çok sorunla birlikte gelmektedir.
Doğumda beklenen yaşam süresindeki artış ve doğurganlık oranlarındaki azalma başta olmak üzere muhtelif sebeplerden ötürü değişen demografik yapı, tüm dünyada ve özellikle de endüstrisi gelişmiş ülkelerde yaşlı nüfusun artması (ve pek çok ülkede genç nüfus oranını da geçmeye başlaması), genel olarak yaşlılık kavramının ve ileri yaşlarda ortaya çıkan sorunların daha kapsamlı olarak ele alınması ve incelenmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır.
Eskiden insanlar yaşlılığı çocuklarının yanında yaşarlardı. Sosyal güvenlik imkânlarının artması, evlâtların daha bağımsız yaşama isteklerinin yol açtığı çekirdek ailelerin yaygınlaşması, bekâr olarak yaşamayı tercih eden insanların artması, evlenenlerinse daha az çocuk sahibi olma eğilimi (doğurganlık oranının azalması) ve zamanla değişen (bozulan!) sosyo-kültürel yapı sebebiyle yaşlılık, yalnızlaşma (tekilleşme) yönünde bir eğilim sergilemektedir. Diğer yandan çalışan kadın oranının da artmasıyla, evde olsun kurumlarda olsun yaşlı bireylerin bakım ihtiyaçları artmakta, bunun getirdiği psiko-sosyal sorunların yanında sağlanması gereken sosyal güvenliğin maliyeti de artmaktadır. Yaşlılık yalnızca yaşlanan kişinin değil onun yakınlarının da bir sorunudur. Oysaki insanın yaşı kaç olursa olsun, çevresinde ve toplumda bir yük olarak görülmeye başlanması, toplumda sosyolojik bir sorun olduğunun göstergesidir. Tüm bunlar yaşlılığın çok boyutlu ve disiplinler arası bir kapsamda ele alınarak rasyonel ve uygulanabilir çözümler geliştirilmesini gerekli kılmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Yaşlanma, yaşlılık, yaşlılık sorunları, yaşlı bakımı

Ageing of the body starts with the born and continues until death. Ageing, not only physiologically but also physiologically, sociologically and economically comes with many problems.
As a result of the increase in life expectancy at birth and the decrease in fertility rates, the demographic structure is changing and the ratio of elderly is increasing in all over the world, especially in the developed countries. In most of the countries, the ratio of old people exceeds that of younger’s. This situation makes it necessary to handle and examine comprehensively the ageing concept and the needs of elderly.
In old times (in fact not very old, maybe only half a century ago), people live their old ages together with their children. Families were in big sizes in those times. However today, the increase in social security facilities, the increase in the number of core families as a result of independent living aspiration of young people, also increase in number of people preferring to be single (not-married), and the incline in having less number of children among couples, (the decline in fertility rates), and the changing socio-cultural structure causes ageing as an isolated period. On the other hand, as the ratio of the working women increases, the care needs of elderly increase whether they live in their homes or in care institutions. At the same time, the cost of social security services required for elderly is increasing. Ageing is not only the problem of old people, but also apply for their relatives. However, whatever the age of a human, if he/she is seen as a “load” in the society, this is a sign of a sociologic problem. All of these show us that ageing should be handled in an inter-disciplinary and multi-dimensional context, and rational and applicable solutions to ageing problems should be developed.
Keywords: Ageing, elder care, old-age problems