The Burden of Proof in Criminal Procedure


CETINKAYA B.

Ceza Hukuku Dergisi, vol.20, no.58, pp.189-221, 2025 (TRDizin) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 20 Issue: 58
  • Publication Date: 2025
  • Journal Name: Ceza Hukuku Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.189-221
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

The concept of burden of proof is not an issue that Continental European criminal procedure systems pay much attention to. While one approach claims that no party has the burden of proof in criminal proceedings, another approach also claims that the burden of proof is charged to the prosecution and that no such charge can be imposed on the defense. However, detailed examination necessitates examining the issue of the burden of proof in criminal procedure and its shifting against the defendant. Our study, in the first stage, tries to reveal the meaning within different contexts attributed to the concept of burden of proof. Different meanings can be attributed to the burden of proof depending on the context in which it is used. The burden of proof, when understood in a broad sense, can emerge in different forms and gain different contents in terms of academic, judicial and legislative usage. It is also possible for different forms of burdens with different contents to be shifted between the parties. There are many provisions in our legislation and comparative law that stipulates this. Then our study examines the impact of assumptions and different types of presumptions on the burden of proof. Indeed, it is a fact that under various legal conditions, some of which are based on supranational documents, the burden of proof on the prosecution is reduced and the defendant is charged the evidential burden for various facts. The concept of burden of proof is a question that is evaluated much more in Anglo-American legal systems due to their adversarial systems of procedure. In our study, while examining the concept of burden of proof in criminal procedure, comparative law and especially Anglo-American criminal procedure literature on this subject were particularly utilized and efforts were made to reflect the findings in our criminal procedure.
İspat yükünün, Kara Avrupası ceza muhakemesi sistemlerinde varlığı tartışmalıdır. Bir yaklaşım, ceza muhakemesinde herhangi bir tarafın ispat yükünden bahsedilemeyeceğini dile getirirken bir başka yaklaşım, ispat yükünün iddia makamında olduğunu, savunma tarafına böyle bir yükümlülük yüklenemeyeceğini ifade etmektedir. Ne var ki ayrıntılı inceleme, ceza muhakemesinde ispat yükünü ve bunun sanık aleyhine yer değiştirmesi meselesini ele almayı zorunlu kılmaktadır. Çalışmamız, ilk aşamada ispat yükü kavramına farklı bağlamlar çerçevesinde yüklenen anlamın ne olduğunu ortaya koymaya çabalamaktadır. Gerçekten ispat yüküne, kullanıldığı bağlama göre farklı anlamlar yüklenebilmektedir. İspat yükü, geniş anlamıyla anlaşıldığında farklı türleri ile ortaya çıkabilmekte ve gerek akademik gerek yargısal gerekse yasal kullanım itibarıyla farklı içerikler kazanabilmektedir. Farklı içeriklere sahip farklı türden yüklerin taraflar arasında yer değiştirmesi de mümkündür. Mevzuatımızda ve mukayeseli hukukta bunu öngören çok sayıda düzenleme vardır. Çalışmamız ikinci aşamada varsayımların ve farklı türden karinelerin ispat yükü üzerindeki etkisini incelemektedir. Bazıları ulusalüstü belgelere dayanan çeşitli kanuni koşullar altında iddia makamının ispat yükünün hafifletildiği ve sanığa çeşitli olguları kanıtlama yükümlülüğü getirildiği bir gerçektir. İspat yükü kavramı, çekişmeli muhakeme sistemleri olması nedeniyle Anglo Amerikan hukuk sistemlerinde çok daha fazla ele alınan bir konudur. Çalışmamızda ispat yükü kavramının ceza muhakemesindeki yeri incelenirken bu konuya dair mukayeseli hukuk ve özellikle Anglo Amerikan ceza muhakemesi literatüründen faydalanılmış ve tespitlerin ceza muhakememize yansıtılmasına gayret edilmiştir.