Alman-Yahudi Oryantalist Josef Horovitz’in Hz. Muhammed ve Hadis Literatürüne Bakışı


Kaya M.

İslami İlimler Dergisi, sa.41, ss.213-230, 2025 (TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: Sayı: 41
  • Basım Tarihi: 2025
  • Doi Numarası: 10.34082/islamiilimler.1713872
  • Dergi Adı: İslami İlimler Dergisi
  • Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.213-230
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Hayır

Özet

Bu çalışma, 19. yüzyıldan itibaren Hristiyan araştırmacıların yanı sıra Yahudi ilim adamlarının da Alman oryantalizmine kayda değer katkılar sunduğu süreçte, önde gelen isimlerden biri olarak Josef Horovitz’in (1874–1931) Hz. Muhammed tasavvuru ile hadis literatürüne yaklaşımını ele almaktadır. Literatürde, Horovitz’in bu iki alana dair katkıları sınırlı ve dağınık biçimde ele alınmış olup, onun fikirlerini sistematik bir çerçevede değerlendiren bütüncül akademik bir analiz eksikliği göze çarpmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın amacı, Horovitz’in İslam peygamberi ve hadis üzerine geliştirdiği düşünceyi tarihsel, metodolojik ve kavramsal boyutlarıyla derinlemesine incelemektir. Araştırmada, nitel yöntem esas alınarak metin analizi ve karşılaştırma yöntemi kullanılmıştır. Oryantalizmin Avrupa’daki tarihsel gelişimi ve Almanya’daki kurumsal yapılanma bağlamında Horovitz’in konumu belirlenmiş, ardından onun Kur’an’a yönelik filolojik çözümlemeleri, isnad sistemi ve hadislerin tedvin süreciyle ilgili değerlendirmeleri incelenmiştir. Özellikle, hadis rivayet zincirlerinin kökenine dair Yahudi geleneğiyle kurduğu ilişkiler ve bu çerçevede ileri sürdüğü varsayımlar analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları, Horovitz’in diğer oryantalistlere kıyasla daha temkinli, kaynak temelli ve bilimsel ölçütlere bağlı kaldığını göstermektedir. Hadislerin tarihî oluşumu ve isnad sisteminin yapısı hakkındaki yorumları, hem klasik oryantalist önyargılardan ayrışmakta hem de hadis ilminin mahiyetine dair eleştirel fakat metodik bir zemin sunmaktadır. Bununla birlikte, Yahudi geleneğiyle kurduğu paralelliklerin tüm yönleriyle ikna edici olmadığı da ortaya konulmuştur. Sonuç olarak, Horovitz’in Hz. Peygamber ve hadis anlayışı, Yahudi-Alman oryantalizminin İslam araştırmalarına katkılarını ve sınırlılıklarını anlamak açısından önemli bir örnek sunmakta; çalışmamız, bu alandaki boşluğu doldurarak hem oryantalizm hem de hadis çalışmaları literatürüne özgün bir katkı sağlamaktadır.
This study examines the work of Josef Horovitz (1874–1931), a leading figure in German Orientalism, focusing on his perception of the Prophet Muhammad and his approach to hadith literatüre. Horovitz represents a key period from from the 19th century onward when Jewish academics, alongside their Christian counterparts, made significant contributions to the field. While his work on these subjects has been sporadically discussed, a comprehensive analysis that systematically explores his approach has been lacking. Therefore, this study provides a detailed examination of Horovitz’s views on the Prophet and the hadith corpus within a historical, methodological, and conceptual framework. The research employs a qualitative methodology, relying on textual analysis and comparative evaluation techniques. After contextualizing Horovitz within the broader development of Orientalism in Europe and the academic institutions of early 20th-century Germany, the study analyses his philological analysis of the Qur’an, his understanding of the isnad system, and his commentary on the compilation of hadith. Special emphasis is placed on his arguments regarding potential parallels between Islamic and Jewish traditions, particularly concerning their transmission structures. The findings reveal that Horovitz adopted a cautious and source-oriented approach, distancing himself from common biases in classical Orientalist thought. His assessments of hadith origins and isnad structures offer a critical yet methodologically grounded interpretation of early Islamic scholarship. Nonetheless, the study also identifies limitations in his proposed parallels with Jewish models, which do not always present convincing evidence. In conclusion, Horovitz’s treatment of the Prophet and hadith literature offers valuable insights into the scholarly dimensions and ideological constraints of Jewish-German Orientalism. This paper aims to fill a gap in the literature by providing a nuanced contribution to both Orientalist studies and the academic discourse on hadith.