This study analyses the impact of digital transformation on social policy and discusses the concept of 'smart social policy' at a theoretical and practical level. It emphasises that digitalisation has the potential to increase the accessibility, accountability and efficiency of public services, while exploring the transformations and potential threats/risks in social policy practice through phenomena such as data-driven decision-making, algorithmic governance and the digital welfare state. The study assesses the impact of digital technologies on the delivery of social assistance in the context of the limitations of traditional mechanisms and the risk of digital exclusion; it discusses the role of algorithms in public service delivery through different governance implications. It also discusses the impact of digital systems on transparency, accountability and public trust, as well as risks such as privacy, ethics and discrimination. The article argues that smart social policies should not be limited to technical solutions but should be integrated with inclusive and flexible structures that take into account the human dimension. Finally, it argues that digitalised social policies should be evaluated from a critical and interdisciplinary perspective for a sustainable and just social order.
Bu çalışma, dijital dönüşümün sosyal politika alanındaki etkilerini analiz ederek “akıllı sosyal politikalar” kavramını teorik ve uygulamalı düzeyde tartışmaktadır. Dijitalleşmenin kamu hizmetlerinin erişilebilirliğini, hesap verebilirliğini ve etkinliğini artırma potansiyeline sahip olduğu vurgulanmakta; aynı zamanda veri temelli karar alma, algoritmik yönetişim ve dijital refah devleti gibi olgular üzerinden sosyal politika uygulamalarında meydana gelen dönüşümleri ve potansiyel tehditleri/ riskleri incelenmektedir. Çalışmada, dijital teknolojilerin sosyal yardımların sunumuna etkisi, geleneksel mekanizmaların sınırları ve dijital dışlanma riski bağlamında değerlendirilmekte; algoritmaların kamu hizmeti sunumundaki rolü çeşitli yönetişim etkileri üzerinden ele alınmaktadır. Ayrıca, dijital sistemlerin şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu güveni üzerindeki etkileri ile mahremiyet, etik ve ayrımcılık gibi riskler de tartışılmaktadır. Makale, akıllı sosyal politikaların yalnızca teknik çözümlerle sınırlı kalmaması gerektiğini; bu politikaların insani boyutu dikkate alan, kapsayıcı ve esnek yapılarla bütünleştirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Sonuç olarak, dijitalleşen sosyal politikaların sürdürülebilir ve adil bir toplumsal düzen için eleştirel ve disiplinler arası bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.