Söylem, Mekân, Meşruiyet: 2003 Irak Savaşı’nın Eleştirel Jeopolitik Analizi
Coğrafi Bilimler Dergisi, cilt.24, sa.1, ss.357-385, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 24 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.33688/aucbd.1825059
- Dergi Adı: Coğrafi Bilimler Dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.357-385
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu makalede, 2003 Irak Savaşı’nın meşruiyetini kuran söylemler eleştirel jeopolitik ve coğrafya çerçevesinde incelenmektedir. George W. Bush, Tony Blair ve dönemin kurumsal belgeleri tematik söylem analiziyle (Braun & Clarke) değerlendirilmiştir. 2002–2005 arasındaki konuşmalar, istihbarat raporları (NIE, Senato Raporu), İngiltere soruşturmaları (Butler, Chilcot) ve görselleştirmeler (uydu görüntüleri, hedef haritaları) kodlanmıştır. Bulgular, “aciliyet-kesinlik-teknikleşme” üçlemesinin önleyici savaşı teknik bir zorunluluk gibi sunduğunu; “ölçek kaydırma”nın alternatifsizlik hissi ürettiğini; “kurumsal teyit zinciri”nin meşruiyeti pekiştirdiğini; ancak savaş sonrası sessizliklerin çözülmesiyle bu meşruiyetin sarsıldığını göstermektedir. Kitle imha silahları ve Irak-El Kaide bağlantısı söylemleri kalıcılaşmazken, demokrasi söylemi güvenlik mimarileri içinde parçalı egemenlik üretmiştir. Bu doğrultuda çalışma, güvenlik ve demokrasi söylemlerinin mekânsal meşrulaştırma araçları olarak nasıl işlediğini ortaya koymakta; gelecekte yapılacak araştırmalarda Arapça kaynakların ve savaş sonrası yerel mekânsal deneyimlerin daha güçlü biçimde analize dâhil edilmesini önermektedir.
This article examines the discourses that constructed the legitimacy of the 2003 Iraq War within the frameworks of critical geopolitics and critical geography. Speeches by George W. Bush, Tony Blair, and institutional documents were analyzed using thematic discourse analysis (Braun & Clarke). Materials from 2002–2005 including speeches, intelligence reports (NIE, Senate Report), UK inquiries (Butler, Chilcot), and visual representations (satellite images, target maps) were coded. Findings show that the “urgency, certainty, technification” triad framed the preventive war as a technical necessity; “scale shifting” produced a sense of inevitability; and the “chain of institutional confirmation” reinforced legitimacy, which later unraveled through postwar silences and retrospective distancing. The narratives of WMDs and Iraq–Al Qaeda links did not withstand empirical scrutiny, while democratic discourse generated fragmented sovereignty within security architectures such as the Green Zone and checkpoints. Accordingly, the study reveals how discourses of security and democracy served as instruments of spatial legitimation, and recommends that future research systematically incorporate Arabic-language sources and local postwar spatial experiences.