Olgu sunumu: Plasenta previa totalis tanısı bulunan Yahova Şahidi hastasında doğumda otolog kan transfüzyonu prosedürü


Creative Commons License

Kunt İşgüder Ç.

Perinatal Medicine 2019, İzmir,, İzmir, Turkey, 9 - 11 May 2019, pp.1-3

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: İzmir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.1-3

Abstract

Otolog kan transfüzyon sistemi hastanın kendi vücudunda bulunan kırmızı kan hücrelerinin bir filtreden ve santrifüjden geçirilerek otolog olarak transfüzyon edilmesi esasına dayanır. Genel olarak kardiyovasküler cerrahide kullanımı tercih edilirken, obstetri ve jinekoloji ameliyatlarında bazı durumlarda nadir kullanılmaya başlanmıştır. Amniyon sıvı embolisi, izoimmunizasyon ve hiperkoagulabilite gibi riskleri bulunması nedeniyle bu sistemin obstetrik nedenler ile transfüzyon ihtiyacı bulunan ancak kan transfüzyonunu kabul etmeyen hastalarda kullanılması kabul edilen görüşler arasındadır. Olgumuz 45 yaşında G3P1DC1 yaşayan 1 (NSD) Yahova şahidi olan hasta kliniğimize 32. gebelik haftasında plasenta previa totalis tanısı ile başvurmuştur. Yapılan değerlendirmede ek olarak demir eksikliği anemisi tespit edilmiştir. Hastanın bağlı olduğu inanç sistemi nedeniyle kan transfüzyonunu kabul etmemesi üzerine antepartum anemi tedavisi parenteral demir preparatları ile düzenlendikten sonra intrapartum otolog kan transfüzyonu sisteminin kullanımı planlanarak hastadan onam alınmıştır. Aneminin düzeltilmesinde eritropoetin uygulanması planlanmış, ancak hastanın erken doğum eylemine girmesi nedeniyle yapılamamıştır. Operasyon günü uygun hazırlıklar yapılarak genel anestezi altında erken doğum eylemi ve plasenta previa totalis nedeniyle 34 6/7 gebelik haftasında 2600 gr 47 cm 6/7 Apgar skorlu preterm bir kız bebek doğurtulmuştur. Plasentanın ayrılmasını takiben, uygun uterotonik tedavi altında otolog transfüzyon sistemi çalıştırılmıştır. Operasyon sorunsuz olarak tamamlanmış ve hastanın postoperatif takiplerinde herhangi bir solunumsal veya kardiyak problem yaşanmamıştır. Sonuç olarak bu yöntem kan transfüzyonunu reddeden hasta grubunda maliyet etkin bir seçenek olabilir; yine de eğitimli personel ve teknolojik ekipman ihtiyacını zorunlu kılan bu yöntemin verimliliği daha çok vakada denenmelidir. Bu olguların antenatal yönetiminde temel prensip maternal aneminin tespiti ve bu durumun doğumdan önce düzeltilmesi esasına dayanmaktadır. Seçili olgularda antepartum eritropoetin tedavisi de göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar kelimeler: Plasenta previa totalis, Yahova Şahidi, otolog kan transfüzyonu