A Criminal Law Assessment of Betting Activities by Professional Athletes


Baytaz A. B., Karahan A. B.

Hacettepe Hukuk Fakültesi Dergisi, vol.16, no.2, pp.1-42, 2026 (TRDizin)

Abstract

The proliferation of sports betting through digital platforms and the increasing economic scale of the sports industry have significantly intensified the risks to the integrity of sporting competitions and to the assumption of public trust founded upon that integrity. This situation necessitates a renewed assessment of the normative boundary between disciplinary law and criminal law, particularly in the context of betting activities undertaken by professional athletes. This study examines whether professional athletes’ participation in betting constitutes a criminal offence under criminal law, within the framework of the ultima ratio character of criminal law and its functional differentiation from disciplinary mechanisms specific to sports law. In this context, the study addresses the concepts of betting and sports betting, as well as the principal types of these activities. It further demonstrates, in light of the disciplinary regulations adopted by international sports organizations and sports federations in Türkiye, that professional athletes’ betting on their own sport or on competitions in which they personally participate is, as a rule, regarded as a disciplinary violation. From a de lege lata perspective, it is observed that illegal betting on sporting competitions is regulated as an administrative offence under Law No. 7258 on the Organization of Betting and Games of Chance in Football and Other Sports Competitions, while no specific criminal offence is provided for professional athletes. Moreover, the offence of match-fixing and incentive payments regulated under Article 11 of Law No. 6222 on the Prevention of Violence and Disorder in Sports, due to its structural elements, often excludes manipulative conduct carried out by athletes solely for the purpose of winning a bet and without providing any benefit to third parties. Within this framework, the study concludes that there is a normative gap in Turkish Criminal Law regarding manipulations carried out for betting purposes that are conducive to undermining the integrity of the competition, and develops a proposal for a type of offence in the context of de lege ferenda to address this gap.

Dijital platformlar aracılığıyla spor bahislerinin yaygınlaşması ve spor endüstrisinin artan ekonomik hacmi, spor müsabakalarının dürüstlüğüne ve bu dürüstlüğe dayalı kamusal güven varsayımına yönelik riskleri belirgin biçimde artırmıştır. Bu durum, özellikle profesyonel sporcuların bahis faaliyetleri bağlamında, disiplin hukuku ile ceza hukuku arasındaki normatif sınırın yeniden değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışma, profesyonel sporcuların bahis oynamalarının ceza hukuku bakımından suç teşkil edip etmediğini, ceza hukukunun ultima ratio niteliği ile spor hukukuna özgü disiplin mekanizmaları arasındaki işlevsel ayrım çerçevesinde incelemektedir. Bu kapsamda, bahis ve spor bahsi kavramları ile bu faaliyetlerin temel türleri ele alınmakta; uluslararası spor kuruluşları ile Türkiye’deki spor federasyonlarının disiplin düzenlemeleri ışığında, profesyonel sporcuların kendi spor branşlarına veya bizzat yer aldıkları müsabakalara ilişkin bahis oynamalarının kural olarak disiplin ihlali niteliği taşıdığı ortaya konulmaktadır. De lege lata değerlendirmede, 7258 Sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında spor müsabakalarına ilişkin yasa dışı bahis oynamanın kabahat olarak düzenlendiği, profesyonel sporcular bakımından ise özel bir suç tipinin öngörülmediği tespit edilmektedir. Bununla birlikte 6222 Sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun m. 11’de düzenlenen şike ve teşvik primi suçu, yapısal unsurları itibarıyla sporcunun yalnızca bahis kazanma amacıyla ve üçüncü kişilere menfaat sağlamaksızın gerçekleştirdiği manipülatif davranışları çoğu durumda kapsam dışında bırakmaktadır. Bu çerçevede çalışma, bahis amacıyla gerçekleştirilen ve müsabakanın dürüstlüğünü zedelemeye elverişli manipülasyonlar bakımından Türk Ceza Hukuku’nda normatif bir boşluk bulunduğu sonucuna varmakta ve bu boşluğun giderilmesine yönelik de lege ferenda bağlamında bir suç tipi önerisi geliştirmektedir.