Sınır Diplomasisinden Saltanat Elçiliğine: Bir 16. Yüzyıl Diplomasi Hikâyesi Yahut Marcus Scherer/Hidayet'in Esrarlı Sergüzeşti


Kolçak Ö.

Tarih Araştırmaları Dergisi, cilt.39, sa.67, ss.139-214, 2020 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 39 Konu: 67
  • Basım Tarihi: 2020
  • Doi Numarası: 10.35239/tariharastirmalari.659249
  • Dergi Adı: Tarih Araştırmaları Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.139-214

Özet

16. yüzyılın ortaları Osmanlı-Habsburg diplomatik ilişkilerine yön verenler açısından bir arayış çağıydı. Budin, takip eden yaklaşık bir buçuk asırlık zaman diliminin gösterdiği üzere, iki devlet arasındaki diplomatik temasların ayarlanıp düzenlendiği bir merkez halini alıyordu. Budin’de hizmet eden divan kâtipleri ve çavuşları bu maksatla Viyana’ya müteaddit ziyaretlerde bulundular. Bunlardan biri olan Hidayet Ağa ya da ihtida etmeden önceki ismiyle Marcus Scherer, 1564 ve 1565 senelerinde iki ayrı misyonla Kutsal Roma imparatoru II. Maximilian’ın huzuruna çıktı. 1564’te, Habsburg hükümdarından geciken haraç ödemelerini yapmasını talep eden Hidayet, ertesi sene geldiği Viyana’da takriben yedi ay kaldı. Sultan Süleyman’ın 1566’daki Szigetvár seferi öncesinde iki hükümdar arasında bir sulh antlaşmasının vücut bulmasına çalıştı; ama istediğini elde edemedi. Erdelli Sakson bir aileden gelen Hidayet, 1550’lerin sonlarında Budin’de resmen başladığı kâtiplik ve tercümanlık kariyerini 1564’te “paşa elçiliği” ve 1565’te “saltanat elçiliği”yle taçlandırdı. 1566 başlarında tarihî kaynakların üzerinde hemfikir olamadığı bir yer ve zamanda idam edildi. Hidayet/Marcus, 16. yüzyıl ortasında Osmanlı ve Habsburg sarayları arasında oynadığı aracılık rolü vesileyle günümüz insanlarına çeşitli lisanlarda, dağınık ve kimi zaman kafa karıştırıcı izler bıraktı.

The mid-16th century marked an age of pursuit for Ottoman and Habsburg diplomacy-makers. At this time Buda was emerging as a diplomatic hub regulating the mutual contacts between the two states, a role the frontier city played for around one and a half century. For this purpose several scribes and çavuşes from Buda visited the imperial town Vienna. Hidayet Ağa, alias Marcus Scherer with his Christian name, attended two audiences in Vienna with Maximilian II, the Holy Roman emperor, in 1564 and 1565, respectively. In 1564, Hidayet demanded the payment of the yearly tribute by Maximilian to the Porte. Next year he stayed in Vienna nearly seven months when he sought to mediate a peace treaty between the two monarchs. His mission failed and Sultan Süleyman launched his campaign of 1566 against the fortress of Szigetvár. Hidayet stemmed from a Saxon family in Transylvania. He officially began with his secretarial career in Buda in late 1550’s; he became the “pasha’s envoy” to Vienna in 1564 and was elevated to a “sultanic courier” in 1565. In early 1566 he was executed by the Ottomans under the circumstances the historical sources of the period could hardly agree on. Hidayet/Marcus, thanks to his mediation between the Ottoman and Habsburg courts in mid-16th century left a number of scattered and confusing historical traces to modern researchers in multiple languages.