Müftüzâde Abdurraûf el-Antâkî ve Şerhu Risâleti Hakâiku’l-Beyân Adlı Eseri


Creative Commons License

ŞANVERDİ A., OZTÜRK N.

Pamukkale divinity, sa.1, ss.167-178, 2026 (TRDizin)

Özet

Antakya bölgesi, tarih boyunca pek çok âlim yetiştirmiş ve diğer bölgelerdeki ilim erbabı için de önemli bir uğrak merkezi olma özelliğini korumuştur. Bölgenin önemli isimlerinden biri olan Müftüzâde Abdurraûf Efendi (1820-1899), Osmanlı’nın son döneminde yetişmiş hem bir müderris hem de Antakya’daki ilk kütüphanenin kurucusu olarak bölge kültürüne büyük katkılar sunmuştur. Bu çalışma, müellifin Mehmed Tâhir Efendi (öl. 1266/1850)’ye ait olan Hakâiku’l-beyân risâlesi üzerine kaleme aldığı Şerhu risâleti Hakâiki’l-beyân isimli eserini merkezine alarak genel bir tahlil sunmaktadır. Söz konusu eserde, aralarında varlıksal (ontolojik) bir bağımlılık bulunan vaz' ve beyân gibi iki temel ilmi eşzamanlı olarak incelemesi, onu literatürdeki diğer çalışmalardan ayıran dikkat çekici bir nitelik olarak görülebilir.Şerhin en dikkat çekici yönü, genel dili Arapça olmasına karşın, zihinsel tasavvuru güç olan istiare bahislerini öğrencilerin daha kolay kavrayabilmesi amacıyla Osmanlı Türkçesi ile açıklamasıdır. Bu pedagojik “hibrit” (iki dilli) yaklaşım, 19. yüzyıl Osmanlı eğitim sistemindeki dil tercihlerini ve medrese/rüşdiye geleneğindeki pratik dönüşümü yansıtmaktadır. Çalışmada, Abdurraûf Efendi’nin hayatı, ilmî çalışmaları ve kütüphane kuruculuğu incelenerek kendisinin klasik dil bilimlerinden olan vaz‘ ve belâgat ile yerel eğitim ihtiyaçları arasında köprü kuran ve Antakya’nın son dönem Osmanlı ilmî kimliğini temsil eden biri olarak nitelendirilebileceğine işaret etmektedir.
The region of Antakya has cultivated numerous scholars throughout history and served as a significant hub for intellectuals from other regions. One such distinguished figure is Müftüzâde Abdurraûf Efendi (1820-1899), a late Ottoman scholar who made substantial contributions to the regional culture as both a mudarris (teacher) and the founder of the first library in Antakya. This study provides a comprehensive analysis of his work, Sharh Risalat Haqa’iq al-Bayan, a commentary on Tahir Efendi’s treatise. The work holds a significant place in the literature for integrating the sciences of wad‘ (positing of words) and bayan (eloquence), which share an ontological dependency. The most remarkable originality of this commentary lies in its use of Ottoman Turkish to explain the complex concept of istia‘rah (metaphor)—despite the primary language of the text being Arabic—to facilitate student comprehension. This pedagogical "hybrid" approach reflects the linguistic preferences within the 19th-century Ottoman educational system and the practical transformations in the madrasa and rushdiye traditions. The study examines Abdurraûf Efendi’s life, scholarly works and role as a library founder, concluding that he was a prominent scholar and teacher who bridged the gap between classical linguistic disciplines such as vaz‘ and belâgat and local educational needs, and who represented the late-Ottoman scholarly identity of Antioch.