Mitlerin Sınırsızlığı ve Ortak Arketipler Üzerine Bir İnceleme


İnanır E.

TOBİDER Uluslararası Toplumsal Bilimler Dergisi, cilt.9, sa.4, ss.289-297, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Eski çağlardan günümüzde elimizde sadece coğrafi bilgiler, avlama yöntemleri, savunma ve savaş taktikleri kalmamış, arkaik dünya insanından Orta Çağ’a kadar gözlemlediklerini, doğa ile iletişimini mitolojik anlatımlara yüklemiştir. Dünyada birçok uygarlığın manevi mirasını oluşturan halk sözlü sanatın, edebiyat ve kültür alanlarındaki gelişmelerin temelinde mitolojik efsanelerin yattığı gerçeği yadsınamaz. Çalışmamızın amacı, Proto -Türk[1] boylarının mitolojik öykülerinde yer alan dünyanın yaratılışına ilişkin görüşleri, inanışları, kullanılan imgeleri, ilk örnekleri Slavların ve Kuzey Amerika’daki yerli halkın mitolojilerinde yer alan imgelerle ortak  yönlerini ortaya çıkarmaktır.

Yapılan incelemede, Proto-Türk boylarının, etkileşim içinde oldukları halkların mitleşmiş öykülerinde tarihsel-kültürel değerler bağlamında ortak imgeler, arketipler (ilk örnekler), karşılaştırmalı çalışmalarda kullanılan ‘genetik ve benzerlik’ yöntemler ile değerlendirmeye alınmıştır.




From ancient times to the present day, we have not only geographical information, hunting methods, defense and war tactics, but also that people from the archaic world to the Middle Ages have incorporated their observations and interaction with nature into mythological narratives.It is undeniable that mythological legends form the basis of folk oral art, literature, and cultural developments in many civilizations around the world, forming their spiritual heritage. The aim of our study is to reveal the views, beliefs, and imagery used in the mythological stories of Proto-Turkic tribes regarding the creation of the world, and their commonalities with the imagery found in the mythologies of the Slavs and indigenous peoples of North America.

n this study, Proto-Turkic tribes were evaluated in terms of common images and archetypes (early examples) in the mythological stories of the peoples they interacted with, within the context of historical-cultural values, using 'genetic and similarity' methods employed in comparative studies.