The Place of the Sacred with regard to Gadamer’s Ontology of Art


Creative Commons License

HAFIZ M.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, sa.39, ss.97-116, 2010 (Hakemli Üniversite Dergisi)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: ANKARA ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ DERGİSİ
  • Sayfa Sayıları: ss.97-116

Özet

Gadamer'e göre sanat eserinin tecrübesi metodolajik bilgiyi a§an lıakikate ili§kindir. Bu bakımdan
hakikatin ke§fi sanat eserinin ontolojisi üzerinden mümkündür ve sanat eserinin tecrübesi, tüm
boyutİanyla hermenötik probleme uygulanabilecek bir hakikat tecrübesidir. Sanat eseri, bu
yönüyle, hakikatin bir "olay" olarak tecrübe edilmesidir. Sanat eserini, onun içerik §artlanndan
(dini, ahlaki, kültürel) soyurlayan estetik farklılaşmaya kar§ı olan Gadamer, bu bilinç ayrunuu oyıın
kavramı üzerinden a§mayı dener. Dasein'ın "bilinmeyen"e yönelik içsel gerilinlinin nedeni de,
kutsahn/sonsuzun anla§ılamayan olarak kalmasıdır. Gadamer sanat eserinin ontolojik hermeneutiği
aracılığıyla bu gerilimin "rahatlama"ya neden olduğunu savunur. Dolay1Siyla kutsal ile profan
arasındaki ayrım Gadamer'de nisbidir ve her sanat eseri daima kendisine has kutsal bir §eyi
payla§tr ve kutsal bize sanat eseri üzerinden hitap eder. Bu makalede Gadamer'in bu birlikteliği
sanat ontolojisi açısından nasıl tesis ettiği görülecektir.

The experience of art-work is, for Gadamer, related to ınıılı which goes beyand the metlıodological
knowledge. Hence discovering of truth is possible through the antology of art, and the experience
of art is an experience of truth that can be applied to the hermeneutic problem in its whole
dimension. The work of art is, in this respect, the experience of truth as an 'event'. Opposing to
the aesthetic differentiat'i on which abstracts the work of art from its possibilities of content (religious,
moral, culrural), Gadamer tries to overcome this distinction of consciousness through the
concept of game. The reason of Dasein's inner rensian towards the "unknown" is the fact of remaining
of the sacred/infinite as non-understanding. Gadamer argues that the work of art transforms
the tension into the relaxation by means of the ontological hermeneutics of it. Therefore,
the distinction between sacred and profane is relative in Gadamer; and all the works of art have
always sacred about it and the sacred speeches ro us via the work of art. In this article, it will be
seen how Gadamer establishes this togethemess with regard to the antology of art.