Türkiye’de gündüz kuşağı televizyonu uzun süredir, aile içi ilişkilere odaklanan realite formatlarının egemenliğindedir. Bu programların arasında, gelin-kaynana yemek yarışması formatları özellikle öne çıkar. Bir ev estetiğiyle kurgulanan bu formatlar, aile yaşamının özel dinamiklerini televizyon ekranlarına taşır. Gelin-kaynana ilişkisinin bir eğlence formatına dönüştüğü bu programlarda, bir yandan gelin-kaynana ilişkisinin içerdiği gerilim ve çelişkiler görünür kılınırken diğer yandan Türkiye’deki muhafazakar aile politikalarıyla örtüşen bir biçimde ataerkil anlatılar pekiştirilir. Bu makale Gelinim Mutfakta (Kanal D, 2018-) ve Zuhal Topal’la Sofrada (FOX, 2018-2021) programlarını birer vaka çalışması olarak ele alarak, bahsedilen televizyon formatında gelin-kaynana ilişkinin nasıl bir rekabet ve güç müzakeresi çerçevesinde yansıtıldığını incelemektedir. Söylem analizi ve Foucault’nun iktidar kuramından yararlanan çalışma, bu formatların ev içi iktidar ilişkilerini nasıl yeniden yapılandırdığını ve televizyonun geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini nasıl yansıtıp, dönüştürdüğünü göstermeyi amaçlamaktadır.
Daytime television in Turkey has long been dominated by reality shows focused on intra-familial relations. One particular trend is the rise of mother-in-law and daughter-in-law cooking competition shows. These formats, with their domestic aesthetics, transform the typically private dynamics of family life into a televised spectacle. By reframing the in-law dynamics as an entertainment format, the formats expose the tensions and contradictions between mothers-in-law and daughters-in-law but also simultaneously reinforce patriarchal narratives that are aligned with the broader neoconservative family policies of contemporary Turkey. By analyzing two popular case studies, Gelinim Mutfakta (My Daughter-in-Law is in the Kitchen, Kanal D, 2018-) and Zuhal Topal’la Sofrada (At the Table with Zuhal Topal, FOX, 2018-2021), this article examines how the in-law relationships are framed as a site for both domestic rivalry and power struggle in this format. Drawing on discourse analysis and Foucauldian theories of power, the study explores how these shows reconstruct domestic power dynamics and demonstrate how television can both reflect and transform traditional gender roles within the context of Turkish culture.