cilt.1, sa.1, ss.1-10, 2025 (Hakemsiz Dergi)
Tiyatro, insanın varolanların varlığını anlama ve evrene düzen verme ihtiyacının ya da dünyanın düzensizliğinin ardında yatan anlamla derin bir bağ kurma arayışının en eski sanatsal biçimlerinden biridir. Felsefe, siyaset bilimi, etik, sosyoloji, matematik, fizik gibi sanatlar da aynı arzunun sonucu ortaya çıkmışlardır elbette. Fakat “varolanların varlığını” anlama çabası tiyatroda, haz veren yaratıcı bir süreçtir ve üstelik tiyatro faaliyeti anlamdan ziyade hazzın –estetik hazzın- kendisini amaçlar. Tiyatroya dair bu tanım onun mahiyetine ve nasıl icra edileceğine ilişkin bir tekniği de ima etmektedir. Dolayısıyla her tanım, işin yani ergon’un tekniğini içerir. Tiyatronun tüm bileşenleri estetik hazzı üretmenin tekniğini araştırır. Tiyatro, teknikle seyirciyi etkileme sanatıdır; ama Diderot’nun dediği gibi, bu teknik o kadar ustaca uygulanmalıdır ki, seyirciye hiç teknik yokmuş gibi gelsin.