Huzurevinin Dindeki Yeri


BULADI K.

DİYANET İLMİ DERGİ, cilt.45, sa.4, ss.7-36, 2010 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 45 Konu: 4
  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: DİYANET İLMİ DERGİ
  • Sayfa Sayıları: ss.7-36

Özet

Farklı evrelerden geçirilerek yaratılan insan, dünyaya gelişinden itibaren ilâhî takdirin gereği çeşitli dönemler yaşamaktadır. Bu safhaların en önemlilerinden biri de hiç şüphesiz yaşlılık devresidir. İnsanın dünya hayatındaki bu son dönemi, artık geri dönüşün mümkün olmadığı zaman dillimidir. Çoğu insan, bunu yaşayacaktır.

Kur’ân-ı Kerîm, insanın bedensel ve zihinsel kabiliyetlerinin en zayıf ve verimsiz olduğu yaşlılık dönemine önemle işaret eder ve bunun ilahî bir kanun çerçevesinde cereyan ettiğini vurgular. Dolayısıyla yaşlanmak olgusu, insanın elinde değildir.

Kur’ân ve Sünnette, ana-babaya ve yaşlılara yardım edilmesi, onların korunması ve bakılması konusunda emir ve tavsiyeler vardır. Yaşlılara düşkünlük dönemlerinde sahip çıkılması öncelikle evlatlarının, akrabalarının, yakın çevresinin, toplumun ve devletin görevidir. İslam dini, ana-babanın ve yaşlıların mecbur kalınmadıkça yaşadıkları aile ortamından ve çevreden tecrit edilerek bakımevlerine bırakılmasına sıcak bakmamaktadır. Çünkü ana-baba ve yaşlılar, geçmişle geleceği birbirine bağlayan ve bu hususta büyük emekleri geçen değerli varlıklarımızdır. Huzurevlerinin teşekkülünü de bu çerçevede değerlendirmek gerekir. Sosyal ve kültürel açıdan incelendiğinde huzurevlerinin inşası ve yaygınlaşması, İslâm medeniyetinin bir ürünü değildir. Ancak İslâm, insana hizmet etmeye matuf hiçbir hayırlı hizmeti de reddetmez.

The human, created through a series of different phases, has been living various periods. One of most important periods among those is the old age period. This last period of the human in the world is the period of no possibility to return and most people will experience this.

The Qur’an stresses importantly the old age period of the human which symbolizes the weakest and least productive side of the human’s physical and mental capabilities and points out that it has been a reality of the human by means of the divine rule.

In Qur’an and Sunna, there are commands and advices to behave fairly and nice to parents and all the old. It’s the duty primarily of the children, then relatives, close friends, society and state to look after the old in their weakness periods. Islam, unless a condition of exigency, do not tolerate sending away the old through isolating from the family and environment. Because, parents and the old are valuable in combining the past and future. Formation of nursing homes should be evaluated within this context. In the social and cultural perspective, the formation and growing up of the nursing homes can not be thought as a product of Islamic civilization. However, Islam has been encouraging the all merciful activities in the service to the human.