138 ve 182 Sayılı ILO Sözleşmeleri Işığında Türkiye‟de Çocuk İşçiler Bakımından Asgari Çalışma Yaşı
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi, cilt.11, sa.2, ss.1839-1878, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 11 Sayı: 2
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.58733/imhfd.1886741
- Dergi Adı: İstanbul Medeniyet Üniversitesi Hukuk Fakültesi dergisi
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.1839-1878
- İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
TÜİK tarafından 2019‟da yayımlanan „Çocuk İşgücü Araştırması‟na göre Türkiye genelinde 5-17 yaş aralığında ekonomik faaliyette bulunan çocuk sayısı 720.000 olarak tespit edilmiştir1. Bu çocukların %63,3‟ünün ücretli olarak çalışıyor olması, çocuk işçiliğinin yalnızca kayıt dışı alanlarla sınırlı kalmadığını, kayıtlı işlerde dahi kayda değer bir düzeye ulaştığını göstermektedir. BM 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi‟nde vurgulandığı üzere çocuk işçiliğinin her biçiminin ortadan kaldırılmasına yönelik çalışmalar kritik önemini korumaktadır. Bu çalışmada Türkiye‟nin de onayladığı 138 ve 182 sayılı ILO Sözleşmeleri kapsamında çocuk işçilerin asgari yaşı ve yasal olarak çalıştırılabilecekleri iş türleri konusunda getirilen kısıtlamalar incelenmeye çalışılmıştır. Bu kapsamda öncelikle çocuk kavramı ve çocuk işçi kavramlarına yer verilmiş, ardından asgari çalışma yaşı ve çocuk işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu işlere ilişkin açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır. Türkiye‟de çocuk işçiliğiyle mücadele amacıyla çok sayıda projenin yürütülmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, mevzuatın güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yeniden ele alınması gerekmektedir. Nitekim Ulusal İstihdam Stratejisi (2025-2028) ile 2026 yılı itibarıyla çocuk ve genç işçi çalıştırılmasına ilişkin mevzuatta gerekli revizyonların yapılacağı açıkça ifade edilmiştir2. Bu çalışmada, yapılması gereken yasal değişikliklere ilişkin çeşitli öneriler sunulmaya çalışılmıştır.
According to the “Child Labour Survey” published by TÜİK in 2019, “the number of children between the ages of 5 and 17 who were engaged in economic activity across Türkiye was identified as 720,000.”. The fact that 63.3% of these children were employed as wage earners indicates that child labour is not confined solely to the informal sector but has also reached a considerable level within formal employment. As emphasized in “the 2030 Agenda for Sustainable Development”, efforts aimed at eliminating “all forms of child labour” continue to be of critical importance. Within this framework, the present study examines the restrictions introduced under the ILO Conventions No. 138 and No. 182, both of which have been ratified by Türkiye, regarding the minimum age of employment and the types of work in which children may be lawfully employed. In this context, the concepts of “child” and “child labourer” are addressed first, followed by an analysis of the minimum age of employment and the categories of work prohibited for child workers. Although the implementation of numerous projects aimed at combating child labour in Türkiye constitutes a positive development, it remains necessary to reassess the existing legal framework in line with contemporary needs. Indeed, the National Employment Strategy (2025-2028) explicitly states that, as of 2026, the necessary revisions to the legislation governing the employment of child and young workers will be undertaken. Accordingly, this study seeks to put forward several proposals concerning the legislative amendments deemed necessary.