MOTIF ACADEMY JOURNAL OF FOLKLORE, cilt.19, sa.54, ss.750-767, 2026 (TRDizin)
Ölüm, insanlık tarihi boyunca en çok araştırılan ve insanlar üzerinde korku yaratan
gizemlerden biri olmuştur. Ancak Meksika toplumunun ölüm olgusunu çoğu diğer ulusa göre
daha farklı algıladığı görülür. Meksikalıların çocuk yaşlardan itibaren ölümle ilgili ritüellere
dahil edilmesi ve çoğu diğer ulusun aksine ondan uzakta ve korkutularak büyütülmemesi bu
toplumun ölüme yaklaşımındaki farklılıklardan birkaçıdır. Ölüler Günü başta olmak üzere
kaybettikleri kişileri anarak onların ruhlarını yaşattıkları düşüncesi Meksika’da yaygın bir
inanıştır. Genellikle tabu olarak algılanıp hakkında pek konuşulmayan ölüme Meksika’ya ait
halk anlatılarında da farklı yaklaşılır. Bu anlatılarda ölümün yaşamın olağan bir evresi olarak
algılandığı görülür. Anlatıcı olanı sakince, sıradan günlük bir olayı anlatırcasına aktarır. Bu
çalışmayla Meksika’nın farklı kırsal bölgelerinden derlenen halk anlatıları incelenerek
Meksika sözlü edebiyat geleneğinde ölüm olgusuna yaklaşım şekilleri ele alınmıştır. Türkçede
Meksika Masalları adıyla yayımlanan bu halk anlatıları incelendiğinde ölümü alaya alan ya da
ona sıradan bir olguymuş gibi yaklaşan örneklere rastlanmıştır. İncelenen ölüm temalı altı
halk anlatısında ölüm hem yetişkinleri hem de çocukları bulur. Yine bu sözlü halk edebiyatı
örneklerinde Meksika’nın hem yerli atalarından kalan mirasın hem de topraklarına sonradan
gelen Katolik öğretiden aldığı unsurların dinleyiciye harmanlanarak aktarıldığı görülür.
Death has been one of the most researched and feared mysteries throughout human
history. However, it is evident that Mexican society perceives the phenomenon of death
differently than most other nations. The fact that Mexicans are involved in death-related rituals
from childhood and, unlike most other nations, are not raised to fear death and be kept away
from it are just a few of the differences in this society's approach to death. The belief that the
spirits of the deceased live on by commemorating them, particularly on the Day of the Dead, is
widespread in Mexico. Death, which is generally perceived as taboo, is also approached
differently in Mexican folk narratives. In these narratives passed down from generation to
generation, death is perceived as a normal stage of life. The narrator recounts it calmly, as if
describing an ordinary daily event. This study examines folk narratives collected from different
rural regions of Mexico, exploring approaches to the concept of death in Mexican oral literary
tradition. When examining these narratives, published in Turkish under the title Meksika
Masalları, one encounters numerous examples that either mock death or treat it as something
ordinary. In the six narratives examined, death finds both adults and children. Furthermore,
these narratives reveal how elements derived from both Mexico's indigenous ancestors and
Catholic teachings are blended and conveyed to the listener.