Kronik mezenter iskemi tedavisinde antegrad aortoçölyak greft baypassın yeri.


Creative Commons License

BAKKALOĞLU H., YANAR F., ÖZGÜR İ., AÇAR S., POYANLI A., BAŞAR İ. Y., ...Daha Fazla

18. Ulusal Cerrahi Kongresi, İzmir, Türkiye, 23 - 27 Mayıs 2012

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İzmir
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş: Kronik mezenter iskemi, beslenme sonrası barsakların kan gereksinimlerinin artması ile meydana gelen postprandiyal hiperemik cevabın mezenterik damarlardaki tıkanıklık nedeniyle karşılanamaması sonucu ortaya çıkan ağrılı bir tablodur. Kronik mezenter iskemi tanısı konduktan sonra anjioplasti, stentleme ve cerrahi tedavi arasında bir tercih yapılmalıdır. Cerrahi tedavi seçenekleri arasında retrograd ve antegrad bypasslar uygulanabilir. Çölyak trunkus ve Süperior Mezenterik Arterin (SMA) tıkalı olduğu durumlarda, öncelikle SMA’nın kanlandırılması tercih edilmelidir. Ancak SMA’nın tam tıkalı olduğu olgularda antegrad aortaçölyak bypass denenebilir. Retrograd bypass da ana iliak arterler inflow arter olarak kullanılarak iliomezenterik arter bypass uygulanabilir. Teknik olarak daha kolaydır ancak iliak arterler aterosklerotik hastalıkla tutulduğu için uzun bir bypassa gerek vardır. Greft katlanmaya açıktır. Antegrad teknikte ise genelde supraçölyak aorta hastalıksızdır, daha kısa bir bypass ile dış etkenlere daha az açık olan bir köprüleme sağlanır ve böylelikle katlanma engellenmiş olur. Dezavantaj olarak daha zor bir teknik olması ve renal iskemi oluşabileceği hatırlanmalıdır. Olgu Sunumu: Olgumuzda kırk dokuz yaşında erkek hasta üç yıldır devam eden yemeklerden sonra artan karın ağrısı ve kilo kaybı şikayeti ile polikliniğine başvurdu, tetkiklerinde çölyak aksın ve SMA’nın tam tıkalı olduğu görülerek girişimsel radyoloji ünitesinde girişim uygulandı. Ancak çölyak arter ve SMA’ya anjioplasti girişiminin başarısız olması üzerine hastaya cerrahi kararı alındı. Çölyak arter aort ön yüzünden başlanarak ve tüm proksimal dalları serbestleştirilerek anastomoza hazır hale getirilir. Supraçölyak aorta parsiyel klempaj veya iki adet aortik klemp ile kontrol altına alınarak aorto greft proksimal anastomoz 5/0 monoflaman polipropilen ile uç-yan şekilde yapıldıktan sonra 6/0 monoflaman polipropilen ile uçuca greftoçölyak anastomoz yapılır. Sonuç: Hastanın ameliyat sonrası dönemi sorunsuz seyretti, 10. günde taburcu edildi. Postprandiyal ağrıları tamamen geçti, kontrol BT anjiografide aortaçölyak bypassın açık olduğu görüldü. Üç ay sonrası kontrolde 10 kg aldığı izlendi. Çölyak ve SMA’nın tıkalı olduğu olgularda kanlandırma için öncelikle SMA tercih edilse de SMA’nın bypassa uygun olmadığı tam tıkalı olgularda çölyak arter kanla