The Previous Trademark Owner’s Consent to the Registration


Creative Commons License

Gün B.

in: Approximation of Turkish Law With European Union Law Private Law, Ali Paslı,Şehriban İpek Aşıkoğlu,Elif Oğuz,Arslan Kaya,Baki İlkay Engin, Editor, Istanbul University, İstanbul, pp.647-662, 2020

  • Publication Type: Book Chapter / Chapter Research Book
  • Publication Date: 2020
  • Publisher: Istanbul University
  • City: İstanbul
  • Page Numbers: pp.647-662
  • Editors: Ali Paslı,Şehriban İpek Aşıkoğlu,Elif Oğuz,Arslan Kaya,Baki İlkay Engin, Editor
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

The principle of uniqueness in the trademark law means that each trademark is the only in the relevant goods and services. Nowadays, with the effect of the globalized commercial life, the principle of uniqueness of the trademark has started to collapse. One of the accepted consequences of this collapse is that the same or similar trademarks can be registered by providing a letter of consent of the previous trademarks/rights holder. After adoption of the letter of consent clause in the EUTMD; it’s also been admitted in Turkish law that trademarks may coexist if the owner of the last trademarks consented to the registration of subsequent trademarks. However, the differences between Turkish law and EU law (in particular, when the previous brand constitutes to an absolute rejection reason for the latter trademark registration) also cause differentiation of the purpose and application of the consent brought under the EU regulations.

Marka hukukunda teklik ilkesi, her bir markanın ilgili mal ve hizmetlerde tek olmasını ifade eder. Günümüzde ise globalleşen ticari hayatın etkisiyle markaların tekliği ilkesi yıkılmaya başlamıştır. Önceki marka/hak sahibinin sunacağı rızasını gösterir bir muvafakatname çerçevesinde, sonraki aynı veya benzer işaretlerden müteşekkil aynı veya benzer mal ve hizmetlere yönelmiş markaların da sicile tescil edilebileceğinin kabul edilmeye başlanması da bu yıkımın sonuçlarından birisidir. AB Yönergelerinde muvafakatnameye yer verilmesini takiben, Türk hukukunda da 2017 yılı itibariyle; önceki marka sahibinin, sonraki markaların tesciline muvafakat vermesi hâlinde markaların birlikte var olabileceği kabul edilmiştir. Ancak (başta önceki markanın, sonraki marka tescili için mutlak ret nedeni teşkil etmesi olmak üzere) Türk hukuku ile AB hukuku arasındaki diğer farklılıklar, AB düzenlemeleri çerçevesinde getirilen muvafakatnamenin amacının ve uygulamasının da farklılaşmasına neden olmaktadır.