A Study in the Context of the Usage and Possibility of the Arabic Language as a Method of Hadith Criticism


Creative Commons License

YORULMAZ N. K.

Tasavvur - Tekirdağ İlahiyat Dergisi (Online), vol.9, no.1, pp.579-617, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

Abstract

The issue of textual criticism/matn criticism in the Islamic world has started to be discussed, especially in modern times, when the issue of criticism of the holy books came to the fore in the West. However, when the history of Islamic sciences literature is examined, it is seen that the subject of criticism of hadith texts has been on the agenda of Muslims, even though it is not as central as isnad. One of the important pillars of the text-centered approach as a method of hadith criticism is the Arabic language. In our study, it is aimed to determine the effect and the limits of the Arabic language in hadith criticism based on the text. While doing this, first of all, the discussions about the link between the language and criticism of the holy scriptures in the West will be discussed, and then the relationship between the hadith and the Arabic language will be revealed, especially in the context of istishhād and literature. Then, the place where the Arabic language stands as a method in the criticism of hadith texts will be determined and an evaluation will be made about its limits and possibilities. The evaluations about the limits and possibilities of the Arabic language will be discussed in terms of the narration of hadiths with meaning, the different approaches of linguists and schools, the conflicts between tribes, and the reliability of poetry as an istishhād method. In this study, particular examples obtained by examining Ibn Dureyd’s (d. 321/933) Jamhara al-luga ve Muhammad ibn Ahmad al-Azherī’s (d. 370/980) Tahzīb al-Luga Abū Aḥmad al-ʿAskarī’s (d. 382/992) Taṣḥīfāt al-muḥaddiṯīn and al-Ḫaṭṭābī's (d. 388/998) Iṣlāḥ ġalaṭ al-muḥaddiṯīn and Ṣafadī’s (d. 764/1363) Taṣḥīḥ al-taṣḥīf wa-taḥrīr al-taḥrīf. In addition, the subject has been examined by taking into account other linguistic sources, basic hadith texts and hadith commenta-ries. In this way, the reflection of the subject in the hadith literature will be revealed and it will be tried to determine the place where the Arabic language stands in hadith criticism, taking into account the problems of the language itself.
İslam dünyasında hadis değerlendirme yöntemleri arasında metin tenkidi, modern dönemde Batı’da kutsal kitapların eleştirisi konusunun gündeme gelmesiyle tartışılmaya başlanmıştır. Ancak İslami ilimler literatür tarihinin serencamına bakıldığında erken dönemlerden itibaren hadis metinlerinin tenkidi konusunun isnad kadar merkezi bir yerde durmasa da Müslümanların gündeminde olduğu görülmektedir. Bir hadis tenkidi yöntemi olarak metin merkezli yaklaşımın önemli ayaklarından birini ise hadis ile yakın ilişki içerisinde olan Arap dili ile ilgili yapılan tahliller oluşturmuştur. Çalışmamızda ise metinden hareketle yapılan hadis tenkidinde Arap dilinin etkisinin ve sınırlarının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu yapılırken öncelikle Batı’da dil ve kutsal metinlerin tenkidi ilişkisine dair tartışmalar İslam dünyasındaki tartışmalara tarihi bir perspektif kazandırması amacıyla ele alınmış, ardından ilk dönemlerden itibaren varlığı tespit edilebilen hadis ve Arap dili ilişkisi istişhad ve literatür bağlamında ortaya konulmuştur. Sonrasında ise Arap dilinin hadis metinlerinin tenkidinde bir yöntem olarak durduğu yer belirlenip sınırları ve imkanı hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. Bu değerlendirme hadislerin mana ile rivayeti, dilcilerin ve ekollerin meselelere farklı yaklaşımı, kabileler arasındaki ihtilaflar, şiirin bir istişhad metodu olarak güvenilirliği muvacehesinde ele alınmıştır. Çalışmamızda özellikle Özellikle Hasan b. Abdullah el-Askerî’nin (ö. 382/992) Tashîfatu’l-Muhaddisîn, Hattabî’nin (ö. 388/998) Islâhu Galati’l-Muhaddisîn, Safedî’nin (ö. 764/1363) Tashîfu’t-Tashîf isimli eserlerinin incelenmesiyle elde edilen tikel örnekler diğer dil kaynakları, temel hadis metinleri ve şerhler de göz önüne alınarak incelenmiş ve genel bir hükme varılmıştır. Ayrıca İbn Düreyd’in (ö. 321/933) Cemheretu’l-luga, Muhammed b. Ahmed el-Ezherî’nin (ö. 370/980) Tehzîbu’l-Luga isimli eserlerinin de örneklerin tespiti konusunda önemli katkıları bulunmaktadır.