Çağdaş Solo Kontrtbas Literatüründe Bir Dönüm Noktası: David Ellis’in Op.42 Sonatı


Creative Commons License

Akyel U. R.

Müzik Kültürüne Dair Çeşitli Görüşler 20. Cilt, Prof. Haluk YÜcel,Prof.Dr. Serda Türkel Oter,Prof.Dr. Nilgün Sazak, Editör, Eğitim Yayınevi, Ankara, ss.279-313, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Diğer
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Eğitim Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.279-313
  • Editörler: Prof. Haluk YÜcel,Prof.Dr. Serda Türkel Oter,Prof.Dr. Nilgün Sazak, Editör
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • İstanbul Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

ÖZET

20. Yüzyılın ikinci yarısı, Batı sanat müziği tarihinde kontrbasın

geleneksel eşlikçi ve orkestral bas işlevinden sıyrılarak bağımsız, çok kat-

manlı bir solo anlatım aracı olarak kendini yeniden tanımladığı kritik

bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedirr. Bu dönüşümün, çalgısal

tekniğin ve pedagojinin gelişmesiyle doğrudan ilişkili olduğu öne sürül-

mektedir. Bu makale, söz konusu tarihsel ve estetik dönüşümün en önemli

temsilcilerinden biri olan İngiliz besteci David Ellis’in (1933–2023) So-

nata for Unaccompanied Double Bass, Op. 42 adlı eserini çok boyutlu

bir müzikolojik yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kurumsal ve

performatif bağlam, eserin yalnızca bireysel bir sanatsal üretim olması-

nı engellemekle kalmayıp, onu uluslararası yarışma kültürünün, çağdaş

repertuvar politikalarının ve modern kontrbas pedagojisinin tam kesişim

noktasında konumlandırdığı ifade edilebilir.

Araştırma kapsamında eser, tarihsel bağlam, biçimsel kurgu, to-

nal-armonik dil, teknik yazım ve pedagojik işlev olmak üzere beş temel

eksende detaylı bir analiz sürecine tabi tutulmuştur. Makalede, eserin kla-

sik sonat formunun geleneksel “serim-gelişme-yeniden serim” şemasını

mekanik olarak taklit etmediği; bunun yerine enerji yoğunluğu, ritmik

yapı, tınısal alan ve dramatik gerilim üzerinden ilerleyen, süreç temelli or-

ganik bir form kurguladığı ortaya konulmuştur. Eserin üç ana bölümden

oluşan yapısında, resitatif özellikler gösteren serbest açılışlar, lirik içsel

tefekkür alanları ve ritmik yoğunluğun zirveye ulaştığı virtüözik finaller

birbirine zıtlıklar üzerinden değil, dramatik bir dönüşüm zinciriyle birbi-

rine bağlandığı görülmektedir.