İş Hukukunda Dava Şartı Olarak Arabuluculuk Uygulaması ve Arabulucuların Görüşlerine İlişkin Bir Araştırma


Creative Commons License

Peksan S. , Delen M. , Yorğun S.

Çalışma ve Toplum, cilt.1, sa.64, ss.321-346, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 1 Konu: 64
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Çalışma ve Toplum
  • Sayfa Sayıları: ss.321-346

Özet

Dava Şartı Olarak Arabuluculuk uygulaması, gerek taraf temsilcileri gerekse hukukçular arasında pek çok eleştiriye konu olmuştur. Ocak 2018 itibariyle yürürlüğe giren düzenlemeye ilişkin teorik eleştirilerin yanı sıra, uygulamadan doğan sorunlar da gündeme gelmeye başlamıştır. Bu çalışmanın amacı; iş hukukunda uzman arabulucuların, sürece ilişkin tecrübeleri ve görüşlerinin tespit edilmesidir. Temel tartışma alanlarının belirlenmesi amacıyla güncel tartışmalar ve ilgili literatürden yola çıkılarak hazırlanan anket, İstanbul ilinde faaliyet gösteren arabuluculara uygulanmıştır. Araştırma bulguları, arabuluculuk sürecine ilişkin 5 kilit probleme işaret etmektedir. Öncelikle, sürecin bileşenlerinin, arabuluculuk sürecine ilişkin yeterli bilgiye sahip olmadıkları; ikinci olarak, tarafların uzlaşı kültüründen yoksun oldukları; üçüncü olarak, arabuluculuk sürecinin mahkeme yolundan önce tamamlanması gereken şekli bir işlem olarak görüldüğü; tarafların arabuluculuk görüşmelerinde bizzat bulunma zorunluluğunun olmayışı ve taraf vekillerinin genel olarak arabuluculuk sistemini desteklememelerinin sürecin işleyişini zorlaştırdığı anlaşılmaktadır. Dile getirilen diğer bir problem ise işçi ve işverenin eşit iki taraf olmaması sebebiyle arabuluculuk sürecinde sağlanacak uzlaşmanın ancak işçilerin fedakârlığı ile mümkün olmasıdır. Katılımcıların sistemin geliştirilmesine yönelik başlıca önerileri ise, arabuluculuk ücretlerinin artırılması ve masrafların karşılanması, taraf ve taraf vekillerine yönelik arabuluculuk farkındalık ve bilgilendirilme çalışmalarının yoğunlaştırılması, arabulucuların süreçte daha yetkili kılınması, arabuluculuğun tamamen iradi olması, arabuluculuk toplantılarını asillerin katılımını arttıracak önlemler alınması şeklinde özetlenebilir.

Mediation as a Clause of Litigation in labour procedure law has been widely criticized by both academics of law and attorneys. In addition to the theoretical critics, problems related to the execution of the regulation have begun to arise since its implementation on 01.01.2018. The purpose of this paper is to identify the experiences and opinions of the labour law mediators about the process. In order to outline the main discussion themes, a survey form that had been derived from the current debates and the related literature was conducted to labour law mediators registered at the mediation bureau of Istanbul. Findings concentrate on 5 key problematic areas of the mediation process. Firstly, parties are not comprehensively informed about the mediation system; secondly, they are not traditionally inclined to make consensus on the conflicts; thirdly it’s mentioned that mediation is accepted just as a mandatory procedure before the court; it’s not obligatory for parties to join the mediation meetings and their attorneys are not supportive for the system in general. Another problem mentioned by the mediators is that since the employee and employer are not equal parties, mediation process led employees make sacrifice for an agreement. Basic suggestions of participants to make a reform in the system are, an increase in the wages of mediators and compensation of the expenses, intensification of the projects on awareness of parties about the mediation process; to expand authorization of mediators, to change mediation from mandatory to voluntary and finally, to ensure parties to join to mediation meetings themselves.