26. Uluslararası Kamu Yönetimi Forumu, Trabzon, Türkiye, 24 - 26 Nisan 2025, (Yayınlanmadı)
Planlamanın
en temel görevi, kentsel mekan üzerinde bir düzen ve bu düzen ile birlikte
adaleti tesis etmektir. İmar
planları eliyle mekansal adaletin tesisi, aynı zamanda kamu yararının
yaygınlaştırılmasına, toplumsal barış ve bütünleşmeye de vesile olur.
Adil
kentten, kapsayıcı ve çeşitlilik içeren, eşitçe ve adilce paylaşılan, koruyucu,
bireylerin özgür söylem geliştirebildiği, yurttaşların özgürlüklerini kullanabileceği
araçları sağlayan, bireysel ve toplumsal temsiliyetin görünür kılındığı, toplumsal
uyum ve bütünleşmeye hizmet eden, toplumsal sağlık ve refahı, yaşam kalitesini
iyileştiren, ideolojiden arındırılmış, demokratik taleplerin yükseleceği örgütlenme
alanı anlaşılır. Bu özellikler, adaleti, bilimi ve hukuku gözeten imar
planlarıyla gerçekleştirilebilir.
Yıllar
içinde üretilen çok sayıda yasal düzenleme ve yargı kararına rağmen, ülkemizde kentsel
mekan giderek hukuksuz bir zemine dönüşmüş, mülkiyet haklarının içeriği ve toplumsal
tabandaki paylaşımı değişmiş, toplumsal talepler açısından yeni beklentiler ve
bireysel pazarlık konuları ortaya çıkmıştır. Bu durum, mekanda adalet
meselesini etraflıca tartışmayı gerektirmektedir.
Bugün,
planlar, plan tadilatları, yasalar, ÇED
Raporları ve yeni kavramlar, imar planlarının üretim sürecinde mekanda adaletin
/ adaletsizliğin temel araçları haline gelmiştir. Farklı planlar, mekanda
farklı hukuki statüler ve farklı imar hakları tanımlarken, 6306 sayılı yasa ile
getirilen özel standartlar ihtiva eden
plan, rezerv alan, özel sosyal tesis, vb kavramlar da ayrıcalıklı imar
koşulları düzenleyerek, kentsel mekanda adaletsizlikleri tetiklemektedir.
Çalışmamızda temel araştırma sorusu, “kent mekanında
imar planları eliyle adalet tesis edilebilir mi?” olarak belirlenmiştir. Bu
soruya cevap bulmak üzere, kent mekanında adaletsiz yeniden bölüşüm
süreçlerinin araçları tanımlanacak ve imar planları eliyle mekanda adaletin
sağlanması için öneriler geliştirilecektir.
Anahtar kelimeler: İmar planları, mekanda adalet,
mülkiyet hakkı
The primary function of planning is
to establish order in urban space and, along with this order, to ensure
justice. The establishment of spatial justice through zoning plans also contributes
to the dissemination of public interest, social peace, and integration.
A just city is understood as one
that is inclusive and diverse, equitably and fairly shared, protective,
allowing individuals to develop free expression, providing citizens with tools
to exercise their freedoms, making individual and social representation
visible, fostering social cohesion and integration, enhancing public health and
well-being, improving quality of life, free from ideology, and serving as a
space for the articulation of democratic demands. These characteristics can be
realized through zoning plans that uphold justice, science, and law.
Despite numerous legal regulations
and judicial decisions produced over the years, urban space in Türkiye has
increasingly become a legally precarious ground. The content and societal
distribution of property rights have changed, leading to new expectations and
individual bargaining issues in terms of social demands. This situation
necessitates a comprehensive discussion on justice in urban space.
Today, zoning plans, plan
amendments, laws, Environmental Impact Assessment Reports, and new concepts
have become the primary instruments of justice or injustice in the urban
planning process. While different plans define different legal statuses and
zoning rights in urban space, concepts introduced by Law No. 6306, such as
plans with special standards, reserve areas, and private social facilities,
establish privileged zoning conditions and exacerbate inequalities in urban
space.
The central research question of
this study is: Can justice be established in urban space through zoning
plans? To answer this question, the mechanisms of unjust redistribution in
urban space will be identified, and recommendations will be developed to ensure
justice through zoning plans.
Keywords: Zoning plans, spatial justice, property rights