Frequency of HLA-Class I Allel in Patients with Spondyloarthropathy


Çınar Ç., Temurhan S. , Akgül S. , Aydın F.

Sağlık Bilimlerinde İleri Araştırmalar Dergisi, vol.2, no.3, pp.93-97, 2019 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 2 Issue: 3
  • Publication Date: 2019
  • Doi Number: 10.26650/jarhs2019-652926
  • Title of Journal : Sağlık Bilimlerinde İleri Araştırmalar Dergisi
  • Page Numbers: pp.93-97

Abstract

Spondyloarthropathy (SpA) is a group of multi-systemic diseases, whose pathogenesis is

not known, characterized by spinal inflammation, peripheral arthritis, and with a lower

frequency by extra-articular involvement. Brevverton and Schlosstein introduced the

relationship between HLA-B27 and the disease. Along with HLA-B27, the relationship of

the disease with other HLA molecules was also shown in studies. Taking this information

as a starting point and knowing that the disease is related to ethnic differences, we aimed

to investigate the role of the HLA-A and –B alleles in Turkish patients with SpA. Typing of

the patients (n=784) was performed by the complement-dependent lymphotoxicity method.

The HLA-A and –B tissue groups of the control group (n: 1060) were determined by using

serological or molecular methods. The frequency of HLA-B27 in patients was determined

as 27%. When B27-negative patients were compared with B27-negative controls, HLA-A29

was found significantly higher in the patients (p: 0.0003, pc: 0.004). Although HLA-B60

was found significantly higher in the patients (p: 0.02), a statistical significance could not

be obtained after performing the Bonferroni correction method (pc>0.05). When B27-

positive patients and controls were compared, HLA-A3 (p:0.0005, pc:0.008), HLA-B35

(P<0.0001, pc<0.003), HLA-B51 (P<0.0001, pc<0.003), and HLA-B52 (P<0.0001, pc:0.03)

were found significantly higher in the control group, while HLA-B27 allele is related with

the development of the disease. It has been shown in other studies that other HLA molecules

together with ethnic differences may have an effect in liability to and protectiveness from

the disease.

Spondiloartropati (SpA), spinal inflamasyon ve periferal artrit ile daha az oranda da eklem

dışı tutulumla karakterize, patogenezi henüz tam olarak bilinmeyen multisistemik bir grup

hastalıktır. Genetik faktörlerin hastalığın gelişiminde önemli rolü vardır. 1973 yılında

Brevverton ve Schlosstein, HLA-B27 ile hastalık ilişkisini ortaya çıkarmıştır. HLA-B27 ile

birlikte diğer HLA moleküllerinin (DR1, DR4, DR8, DR15, A24, B39 ve B60)hastalıkla

ilişkisi yapılan çalışmalarda gösterilmiştir. Bu bilgilerden yola çıkarak ve etnik farklılığın

da hastalıkla ilişkili olduğunu düşünerek SpA’lı Türk hastalarda HLA-A ve –B allellerinin

rolünü araştırmayı amaçladık. Hastalardan (n=784) heparinli kan örneği alındı. Lenfosit

izolasyonunu takiben komplemana bağımlı lenfositotoksisite yöntemi ile ticari kitler (Biotest-

HLA-ABC tipleme plağı, 144X2, USA) kullanılarak tipleme yapıldı. Kontrol grubunun

(n:1060) HLA-A ve –B doku grupları, serolojik veya moleküler yöntemler kullanılarak

tespit edildi. Hastalarda HLA-B27 sıklığı %27 olarak saptandı. B27 negatif hastalar ile B27

negatif kontroller karşılaştırıldığında, hastalarda HLA-A29 anlamlı olarak yüksek bulundu

(p:0.0003, pc:0.004, OR:2.6, CI:1.5-4.4). HLA-B60 hastalarda anlamlı olarak yüksek (p:0.02,

OR:0.5, CI:0.2-0.9) bulunmasına rağmen Bonferroni doğrulama testi sonrası istatistiksel

anlamlılık elde edilemedi (pc>0.05). B27 pozitif hastalarla kontrolleri karşılaştırdığımızda

HLA-A3 (p:0.0005, pc:0.008, OR:0.4, CI:0.3-0.7), HLA-B35 (p<0.0001, pc<0.003, OR:0.3,

CI:0.2-0.4), HLA-B51 (P<0.0001, pc<0.003, OR:0.3, CI:0.2-0.6) ve HLA-B52 (p:0.001,

pc:0.03, OR:0.04, CI:0.002-0.7) kontrol grubunda, HLA-B27 (p<0.0001, pc<0.003, OR:52,

CI:36.2-74.7) ise hasta grubunda anlamlı olarak yüksek bulundu. Patogenezi tam olarak

bilinmeyen SpA’ların gelişiminde genetik faktörlerin rolü büyüktür. HLA-B27 allelinin

hastalığın gelişimi ile ilişkili olduğu bilinmektedir. Etnik farklılıklarla birlikte diğer HLA

moleküllerinin de hastalığa karşı yatkınlık ve koruyuculukta etkili olabileceği yapılan

çalışmalarla gösterilmiştir.