The Relationshıp Between Transaction-Based Market Fraud (Manipulatıon) Crıme and Market Distortion Action Mısdemeanor


Creative Commons License

Gençtürk Y. K.

Adalet Dergisi , no.70, pp.285-304, 2023 (Peer-Reviewed Journal) identifier

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2023
  • Doi Number: 10.57083/adaletdergisi.1285758
  • Journal Name: Adalet Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.285-304
  • Istanbul University Affiliated: Yes

Abstract

Within the scope of the study, as a result of the fact that the transaction-based market fraud (manipulation) crime and the misdemeanor of the market disruptive action can be committed with common acts, it has been tried to determine under which conditions the crime ande the misdemeanor will be deemed to have been committed.The need for this determination is due to the fact that an accurate determination has not been made in the literature and case law on the subject as to which of the two penalty norms will find the application area. However, in the secondary regulations of the administration, it has been seen that both penal norms are almost intertwined, and the direct result of the acceptance of the prosecution condition, in which the prosecution of the crime is dependent on a positive report to be prepared by the administration in this direction, is the danger of making inaccurate determinations by the administration. For this reason, both the unconstitutionality of the prosecution condition and the interpretation of the penal norms by the administration has been evaluated within the scope of the principle of legality of crime and punishment. As a result of the study, it has been determined that both penal norms differ in terms of the result element. It can be stated that if the benefit is obtained, the crime will be committed, and if the benefit is not obtained, the misdemeanor will be committed.
Çalışma kapsamında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda düzenlenen işlem temelli piyasa dolandırıcılığı (manipülasyon) suçu ile piyasa bozucu eylem kabahatinin ortak fiillerle işlenebiliyor olması sonucunda, hangi şartlarda suçun hangi şartlarda ise kabahatin işlenmiş sayılacağı tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu tespitin yapılma ihtiyacı ise konu hakkındaki literatür ve içtihat taramasında iki ceza normundan hangisinin uygulama alanı bulacağı konusunda isabetli bir tespit yapılmamış olmasından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte idarenin ikincil düzenlemelerinde de her iki ceza normunun adeta iç içe yorumlandığı görülmüştür ki; suçun kovuşturulabilmesinin idare tarafından bu yönde hazırlanacak olumlu bir rapora bağlı kılındığı kovuşturma şartının kabul edilmesinin doğrudan sonucu, cezalandırmada idare tarafından isabetsiz saptamalar yapılabilme tehlikesidir. Bu sebeple de gerek kovuşturma şartının Anayasa’ya aykırılığı tartışması üzerinde durulmuş gerekse de suç ve cezanın kanuniliği ilkesi ışığında, idarenin çalışma konusu ceza normları hakkında yaptığı yorum değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda ise her iki ceza normunun netice unsuru bakımından farklılık arz ettiği tespit edilmiş olup bu husus kısaca; menfaat elde edilmiş ise suçun, menfaat elde edil(e)memiş ise kabahatin işlenmiş olacağı şeklinde ifade edilebilir.