Kadın Sığınma Evinde Kalan Şiddet Mağduru Kadınlar: Demografik ve Sosyoekonomik Bir İnceleme


Creative Commons License

TAŞKALE N. , Soygüt G.

TÜRK PSİKOLOJİ YAZILARI, cilt.19, ss.3-11, 2016 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 19
  • Basım Tarihi: 2016
  • Dergi Adı: TÜRK PSİKOLOJİ YAZILARI
  • Sayfa Sayıları: ss.3-11

Özet

Kadına yönelik şiddet Türkiye’de ve dünya genelinde son derece yaygın bir sorundur. Bu soruna üretilen çözüm yol-ları arasında kadın sığınma evleri önemli bir yer tutar. Sığınma evlerinin sunduğu hizmetin değerlendirilmesi ve ko-şullarının gereksinimleri daha iyi karşılayacak biçimde iyileştirilmesi için şiddet mağduru kadınları daha iyi tanımak gerekmektedir. Bu çalışmada sığınma evlerinde kalan şiddet mağduru kadınların (= 79) demogra k ve sosyoeko-nomik özellikleri incelenmiştir. Çalışmada önceki çalışmalar ve araştırmamızın amaçları kapsamında hazırlanmış öz-bildirime dayalı bir anket kullanılmıştır. Kümeleme analizi bulguları sığınma evlerinde kalan şiddet mağduru kadınların ziksel ve sözel şiddet mağduru (%38) ve çoklu şiddet mağduru ( ziksel, sözel, duygusal ekonomik ve cinsel şiddet) (%62) olmak üzere iki grupta toplanabileceğini göstermiştir. İkili lojistik regresyon analizi sonuçları kadının çocuklukta cinsel şiddet mağduru olmasının, çoklu şiddet mağduru olma olasılığını ziksel ve sözel şiddet mağduru olmaya kıyasla sekiz kat artırdığını göstermiştir. Bulgular kadına yönelik şiddetle mücadelede yalnızca kesitsel değil aynı zamanda nesil aşkın boylamsal müdahalelerin de son derece önemli olduğunu ortaya koymuştur.

Violence against women is an extremely prevalent problem in Turkey and all over the world. Shelters are one of the important solutions created against this problem. It is necessary to study women who are victims of intimate partner violence in order to evaluate the quality of shelter services and improve their standards to meet the needs of women. This study analyzed demographic features and socioeconomic status of shelter-residing victims of intimate partner violence (= 79) using a self-report questionnaire. Cluster analysis showed there were two main clusters: physical and verbal violence victim and multiple types of violence victim (physical, verbal, psychological, economic and sexual violence). Results of a binary logistic regression analysis showed that being a sexual violence victim during childhood increased the odds of being the target of multiple types of violence (as opposed to being a physical and verbal violence victim) by eight times. These findings reveal the importance of transgenerational and longitudinal implementations as well as cross-sectional ones in order to overcome violence against women.